Cuma Hutbesinde “Yaz Kur’an Kursunda Buluşuyoruz” Çağrısı

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 03.07.2026 tarihli Cuma hutbesi, “Yaz Kur’an Kursları” başlığıyla yayımlandı.

Yaz Kur’an Kursları” başlıklı Cuma hutbesinde, çocukların Kur’an-ı Kerim’i, temel dinî bilgileri ve güzel ahlakı öğrenmelerinin önemine dikkat çekilerek ailelere, evlatlarını yaz Kur’an kurslarına yönlendirme çağrısında bulunuldu.

İşte 03.07.2026 tarihli cuma hutbesinin tam metni...

DİYANET’TEN “YAZ KUR’AN KURSUNDA BULUŞUYORUZ” ÇAĞRISI

Muhterem Müslümanlar!

Geçtiğimiz hafta itibarıyla çocuklarımız bir eğitim öğretim yılını daha tamamlayıp yaz dönemine girdiler. Evlatlarımızın iyi bir eğitim almaları toplumumuz ve geleceğimiz için önem arz etmektedir. Ancak bilmeliyiz ki; beden ve ruhun, dünya ve ahiretin birlikte imar ve ihya edilmesi gerekmektedir. Zira insanı gerçek anlamda değerli kılan; bilgisiyle birlikte imanını, başarısıyla birlikte ahlakını koruyabilmesidir. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır”[1] nasihatiyle bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.

Kıymetli Anne Babalar!

Modern çağın getirdiği tüketim kültürü, dijital mecraların bilinçsiz kullanımı, zaman zaman kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması, çocuklarımızı günden güne değerlerimizden uzaklaştırmaktadır. Tertemiz dimağlar; batıl inançlar, sapkın akımlar, bağımlılık ve akran zorbalığının girdabında kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Etrafımızı çepeçevre saran bu tehditler karşısında çaresiz değiliz. Çare; akıllara ve kalplere hitap eden ilim ve hikmeti, en güzel şekilde çocuklarımızla buluşturmaktır. Yüce Rabbimizin, “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”[2] emri gereğince, evlatlarımıza helal haram hassasiyeti kazandırmaktır. Milli ve manevi değerlerimizi özümsemelerine katkı sunmaktır.

Değerli Müminler!

Çocuklarımızın; Yüce Kitabımız Kur’an’ı, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnek hayatını, iman ve ibadet esaslarını, dinî ve ahlaki değerlerimizi, örf ve adetlerimizi öğrenebilecekleri yaz Kur’an kurslarımız önümüzdeki pazartesi günü başlıyor. Bizler istiyoruz ki; yaz Kur’an kurslarında çocuklarımız; paylaşmayı, kardeşliği, yardımlaşmayı ve sevgiyi yaşayarak öğrensinler. Birlikte namaz kılmanın huzurunu, dua etmenin güzelliğini ve cami adabının inceliklerini idrak etsinler. Vatanımızın dirliği ve milletimizin huzuru için Kur’an’ın nuruyla aydınlansınlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakıyla erken yaşta tanışsınlar. Gençlerimiz; zihinlerindeki sorulara, kalplerindeki arayışlara din görevlilerimizin rehberliğinde cevaplar bulsunlar. Bir ömür boyu iyiliklere omuz omuza yürüyecekleri arkadaşlıklar kursunlar.

Aziz Müslümanlar!

Unutmayalım ki, çocuklarımızın gönlüne küçük yaşlarda ekilen Allah sevgisi, ömür boyu meyve verecek en kıymetli tohumdur. Bu vesileyle “Yaz Kur’an Kursunda Buluşuyoruz” çağrısıyla tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi, camilerimize ve Kur’an kurslarımıza davet ediyoruz. Aynı zamanda anne babalardan, çocuklarının; dinimiz, kültürümüz ve camilerimizle olan bağlarını koruma noktasında daha fazla hassasiyet göstermelerini bekliyoruz.

Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu müjdesiyle bitiriyoruz: “Kim Kur’an-ı Kerim’i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü ebeveynine bir taç giydirilir. Bu tacın ışığı, güneşin dünyadaki bir eve konulduğunda onun vereceği ışıktan daha güzeldir…”[3]

Dipnotlar:

[1] Tirmizî, Birr, 33; İbn Hanbel, IV, 77.

[2] Tahrîm, 66/6.

[3] Ebû Dâvûd, Vitr, 14.

Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.