Çilehane Camii'nde Ramazan Programı

Üsküdar Çilehane Camii Ramazan programı: mukabele, hatimle teravih ve sohbetlerle Kur’an’ın nurunu ve huzurunu gönüllere taşımaya devam ediyor.

İstanbul’un manevi duraklarından Üsküdar Çilehane Camii, Ramazan ayı boyunca gönülleri ihya edecek zengin bir programla kapılarını açıyor. Mukabeleden hatimle teravihe, sohbetlerden zikr-i şeriflere kadar uzanan programlarla "Halk içinde Hak ile" olmanın huzuru yaşanacak.

Ramazan-ı Şerif’in bereketini Çilehane’nin huşu dolu atmosferinde karşılamaya hazırlanan cami cemaati, günün her vaktini Kur’an ve sohbetle değerlendirme imkânı bulacak. İşte Ramazan ayı boyunca ihya edilecek programın detayları:

KELÂMULLAH İLE GÖNÜL BAĞLARI: MUKABELE PROGRAMI

Kur’an-ı Kerim’in nüzul ayında, her vakit ayrı bir kıraat lezzeti sunulacak. Ramazan boyunca mukabele programı şu şekilde icra edilecektir:

  • Sabah Namazı Sonrası: Furkan Pakih riyasetinde sabahın bereketi Kur’an ile başlayacak.
  • Öğle Namazından 45 Dakika Önce: Mustafa Sert hocanın kıraatiyle öğle vakti nurlanacak.
  • İkindi Namazından 45 Dakika Önce: Ferruh Erel riyasetinde günün yorgunluğu Kelamullah ile dindirilecek.

HATİMLE TERAVİH VE HİKMET SOFRASI: SOHBETLER

Çilehane Camii’nde Ramazan’ın ruhunu derinden hissetmek ve "Halk içinde Hak ile" olmanın sırrına ermek için:

  • Sohbetler: Her akşam Teravih namazından 15 dakika önce gönüllere şifa olacak Ramazan sohbetleri icra edilecek.
  • Hatimle Teravih: Ramazan boyunca Teravih namazları hatimle kıldırılarak Kur’an-ı Kerim’in tamamı namaz içinde hatmedilecek.

“Hakk’ın kapısı açıktır. Hatta, hiç kapanmadı...” düsturuyla hazırlanan bu manevi sofraya tüm hanım ve bey kardeşlerimiz davetlidir.

İslam ve İhsan

AZİZ MAHMUD HÜDÂYÎ ÇİLEHANESİ VEYA MUSALLA MESCİDİ TEKKESİ TARİHİ

Aziz Mahmud Hüdâyî Çilehanesi veya Musalla Mescidi Tekkesi Tarihi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.