Amasya'da Camiye Gelen Misafirlerden Örnek Davranış

Amasya'nın Suluova ilçesinde uğradıkları köy camisinde namaz kılan vatandaşlar, kullandıkları ısıtıcının elektrik parasını bir notla camiye bıraktı.

Suluova ilçesi Kurnaz Köyü Camii İmam Hatibi Ersin Çulha (34), camide bir notla yanında para bulunca şaşırdı.

Notta "Selamünaleyküm Hocam. Biz Tokat'tan Sakarya'ya gidiyorduk. Yolda buraya uğrayıp öğlen namazını kıldık. Isıtıcıyı kullandık. O yüzden hakkınızı helal edin. Allah'a emanet olun." yazısını okuyan Çulha duygulandı. Bırakılan parayı ise caminin yardım sandığını attı.

Çulha, notun kendisini çok duygulandırdığını söyledi.

Altı yıllık görev süresince ilk defa böyle bir olayla karşılaştığını belirten Çulha, "Önceki günlerde ikindi namazını kıldırmak için camiye geldiğimde ısıtıcının yanında bir kağıt ve bir paranın olduğunu fark ettim. Bunun üzerine kağıdın içinde yazan yazıyı okudum ve gerçekten çok duygulandım. Gelen vatandaşlarımız ısıtıcıyı kullanmışlar. Bunun üzerine de camiye bir miktar bağış yapmak istemişler. Cenabıhak razı olsun." dedi.

Camilerinin yol üzerinde olduğuna işaret eden Çulha, şunları dile getirdi:

"Bu hassasiyetleri taşımaları gerçekten bizi çok memnun etmektedir. Amasya-Samsun kara yolu üzerinde bulunan köyümüz ve camimiz sürekli yolcu vatandaşlarımızın ibadet maksadıyla uğradıkları bir camidir. Bu camimize uğrayan vatandaşlarımızdan bir tanesi ise böyle bir iyilik, dayanışma ve yardımlaşma faaliyetinde bulunmuştur. Bu bizleri gerçekten memnun etmiştir. Allah razı olsun. Üç ayların ve ramazan ayının da yaklaşması itibarıyla gerek Diyanet İşleri Başkanlığımızın ve gerekse de İlçe Müftülüğümüzün ramazan ve iyilik teması üzerine böyle bir hareketle karşılaşmak bizler için gerçekten çok memnun edici bir davranıştır. Rabbimiz razı olsun. Böyle bir davranışın yardımlaşma, dayanışma ve iyilik adına toplumda sürdürülebilmesi için örnek olacağı kanaatindeyim."

Cami cemaatinden Mehmet Duman da yapılan davranışın çok duyarlı olduğunu ve örnek teşkil ettiğini söyledi.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.