Halepli Çocukların Sesini Dünyaya Duyuruyor

Suriye'nin kuzeyindeki Halep'in muhaliflerin kontrolü altında bulunan Tarık el Bab semtinde yaşayan 7 yaşındaki Bena el-Abid, sosyal medya üzerinden kuşatma altındaki Halepli çocukların sesini dünyaya duyurmaya çalışıyor.

Rejim ve ortaklarının kuşatması altında yaşadıklarını sosyal medya aracılığıyla dünyaya aktaran Bena, "Dünya, senin desteğine ihtiyacımız var" çağrısı yapıyor.

Halepli çocukların sesi olmaya çalışan küçük Bena, AA muhabirine kuşatma ve bombardıman altındaki Halep'te neler yaşadıklarını anlattı.

BİZ ÇOCUĞUZ TERÖRİST DEĞİLİZ

İlkokul ikinci sınıfa gittiğini söyleyen Bena, "Okulum iki defa hava saldırısına maruz kaldı. Arkadaşımı enkaz altından çıkarttılar." diye konuştu.

"Biz çocuğuz, terörist değiliz. Barış içinde yaşamak istiyoruz" diyen Bena, artık huzur içinde uyumak istediğini ifade etti.

Okulunu ve arkadaşlarını çok özlediğini, okula gidip arkadaşlarıyla oynamak istediğini dile getiren Bena, "Ailem ve kardeşlerim için korkuyorum. Çünkü savaş uçakları bizi öldürmek istiyor." dedi.

BİZ ÇOCUKLAR YAŞAMAYI HAK EDİYORUZ

Halep'teki çocukların sesini dünyaya duyurmak için Twitter'da hesabı açtığını belirten Bena, "Dünyanın burada ne olup bittiğini ve çocukların nasıl öldüğünü görmesini istiyorum. Burada yiyecek hiçbir şey yok. Küçük çocukların mamaya ihtiyaçları var." şeklinde konuştu.

Hastanelerin durmaksızın bombalandığını, yaralıların ve hastaların ilaç bulamadığını anlatan Bena, "Kentin üzerindeki kuşatmanın bir an önce kalkması gerekiyor. Burası bizim yurdumuz olduğu için Halep'i terk etmedik. Saldırıların durmasını istiyoruz, kardeşlerim korkuyor. Evimiz iki defa bombalandı. Biz çocuklar yaşamayı hak ediyoruz." dedi.

79 BİN TAKİPÇİSİ VAR

Sosyal paylaşım sitesi Twitter'da 76 binden fazla takipçisi olan Bena, kente yönelik kara ve hava saldırılarıyla Halep'teki durumu İngilizce olarak dünyaya duyuruyor.

Mesajlarını İngilizce öğretmeni annesinden aldığı destekle yazan Bena, takipçileriyle bazen sokağında çektiği videoları da paylaşıyor. En çok savaş uçaklarından korkan Bena, 2 kardeşi için endişe duyuyor.

Halep'te muhalif bölgelere yönelik aralıksız bombardımanlar nedeniyle okula gidemeyen Bena, eğitimini annesinden alıyor.

Resim yapmaktan ve kardeşleriyle oynamaktan keyif alan Bena, İngilizceyi sevdiği için annesinden öğrendiği kelimeleri her gün aksatmadan tekrar ediyor.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.