Medineye Giriş
R'im Vadisi

R'im Vadisi

Hicreti sırasında Allah Resûlü’nün (sas) Şam cihetinde ticaret için gidip de geri gelen Zübeyr İbn Avvâm’la karşılaştığı Rim vadisinden bir görünüş... Arc’ta bir miktar dinlenildikten sonra Rim vadisine, oradan Akik Vadisi’ne oradan da Usbe’ye doğru ilerlediler.

Kubâ

Kubâ

Hz. Peygamber 12 Rebîülevvel 1/24 Eylül 622’de Medine'ye 3 km. kadar uzaklıkta bulunan Kubâ’ya ulaştı. Burada Evs kabilesinin bir kolu olan Avf b. Mâlikoğulları oturuyordu. Hz. Peygamber bunlardan Amr b. Avfoğullarına misafir oldu. Bu kabilenin reislerinden Külsûm b. Hidm, kendisini dört (veya on dört) gün ağırladı.Bu süre zarfında Kubâ mescidi inşa edildi. Bu mescidin kıble tarafına gelen duvarına ilk taşı Hz. Peygamber, onun yanına ikinci taşı da Hz. Ebû Bekir koydu. Mekke'de üç gün üç gece kaldıktan ve kendisine bırakılan emanetleri sahiplerine iade ettikten sonra yola çıkan Hz. Ali Kuba’da Hz. Peygamber'le buluştu. Ayrıntıları öğren

Cedacid

CEDACİD

Hicret güzergâhlarından biri olan Cedacid, Medine yolu üzerinde, içinde eski kuyular bulunan düzlük ve taşlık bir yerdir.

ZİSELEM

ZİSELEM

Zîselem vadisi... Seleme ağaçlarının çokluğundan dolayı bölgeye bu isim verilmiş... Üzerinden 1400 küsur sene geçmiş olmasına rağmen hicret güzergâhının büyük bölümü orjinalliğini koruyor...

Arc

ARC

Arc’a gelindiğinde yüklü develerden biri iyice yoruldu ve Peygamberimiz, yürüyüşünü yavaşlattı. Burada Eslemlerden Evs b. Hucr ile karşılaştılar. Kendisi devesini peygamberimize verdi ve uşağı Mes’ud b. Hüneyde’yi hizmet etsin diye yanına kattı. Arc vadisinde bulunan Rekube’ye gelince namaz vakti girdi ve Peygamberimiz orada namaz kıldırdı. Hz. Ebu Bekir Peygamberimizin sağında durdu. Kılınan namazı gören Mesud b. Hüneyde’nin kalbine İslam sevgisi düştü orada Müslüman oldu. Onlarla birlikte namaz kıldı.

SENİYYET-ÜL MERRE

SENİYYET-ÜL MERRE

Hicret güzergahı olan Seniyyetü’l-Merre’ye giderken...

Cuhfe

CUHFE

Hicret yolunun ana kervan yoluyla kesiştiği Cuhfe, Hac veya Umre için Mısır ve Suriye tarafından gelenlerin ihrama girdikleri mikât yeri… Peygamberimiz (s.a.v) ile Hz. Ebu Bekir Cuhfe mevkiine vardıklarında, hicret yolunun ana kervan yoluyla kesiştiği noktada Hz. Peygamber, Mekke yolunu tanıdı ve oraya özlem duydu. Bunun üzerine, zulme uğratılarak hicrete mecbur bırakıldığı yurdu Mekke'ye, düşmanlarına üstünlük sağlayarak döndürüleceğine işaret buyrulan âyet-i kerîme nâzil oldu:" (Resûlüm!) Kur'an'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni yine dönülecek yere döndürecektir...". Ayrıntıları öğren

Ummu Mabedin Çadırı

ÜMMÜ MABED’İN ÇADIRI

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekir Sıddîk ve âzatlısı mir bin Fuheyre ile birlikte Abdullâh bin Ureykıt rehberliğinde Kudeyd mevkiinde bulunan bir çadıra uğradılar. Bu çadır Ümmü Mâbed’e âitti. Kendisi gelip geçen yolcuların su ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırdı. Peygamber Efendimiz (s.a.v) burada Ümmü Mâbed’in zayıflığından dolayı süt vermeyen koyunundan bizzat kendi eliyle gün boyunca pek çok defa süt sağarak mucize gösterdi. Ayrıntıları öğren

RABİĞ

Burası bugün de hacıların yolu üzerinde bulunmaktadır. Resûlullah burada akşam namazını kılmıştı

Kudeyd

Kudeyd

Peygamberimizin (s.a.v), Mekke’den Medine’ye hicret güzergâhında olan Kudeyd, Sürâka bin Malik’in, Efendimiz (sav) ve Hz. Ebu Bekir’i öldürmek için harekete geçtiği, ondan sonra atının ayaklarının kuma saplandığı ve kurtulmak için eman dileyip kurtulduğu yer… Ayrıntıları öğren

Emeç

EMEÇ

Hz. Ebu Bekir, ticaret maksadıyla zaman zaman Şam’a gidip geldiği için, herkesçe tanınırdı. Hicret yolculuğu sırasında da tanıdığı birisiyle karşılaşınca, Peygamberimiz (a.s.) “Ey Ebu Bekir! Kimdir şu önündeki zât?” diye ona soruyorlar, o da: “Kılavuzdur! Bana yol gösteriyor!” diyor, bu sözü ile de: “O bana hayır yolu gösteriyor!” demek istiyordu. Kılavuz Abdullah b. Uraykıt, Peygamberimiz (s.a.v) ile Hz. Ebu Bekir’i Emeç’in altından götürdü.

Kubâ

USFAN

Mekke’ye 80 km uzaklıktaki Usfân’da güneşin doğuşu... Efendimiz (sas) Hicret başta olmak üzere Hudeybiye, Kaza Umresi ve Vedâ Haccı yolculuklarında buraya uğramış ve konaklamıştı. Peygamberimiz “Ey Ebû Bekir! Bu, hangi vadidir?” diye sordu. Hz. Ebû Bekir: “Usfan Vadisi’dir.” dedi. Peygamberimiz; Hud peygamberin de Salih peygamberin de Beyt-i Atîk’i tavaf ve ziyaret için buradan telbiye ederek geçmiş olduklarını haber vermiştir. Ayrıntıları öğren

Kubâ

SEVR DAĞI

Hicret sırasında Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve Hz. Ebubekir’in müşriklerden korunduğu mağara. Allah Rasûlü (sas) ve Hz. Ebu Bekir yaya olarak Mekke’nin beş kilometre güneybatısında bulunan Sevr Dağı’na hareket ettiler. Peygamber Efendimiz (sas) ve Hz. Ebû Bekir, mağarada üç gün kaldılar. Bu iki azîz yolcunun müşterek yardımcısı, dayanağı, sığınağı ve barınağı, Hak Teâlâ idi. Bunun için mağaranın önüne gelen bedbahtlar, bir güvercin yuvası ile örümcek ağından başka bir şey görememişlerdi Ayrıntıları öğren

Mekkeden Çıkış

Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in Hicret Yolu, Mekke’nin güneyindeki Sevr’den başlar, tuzağa düşmemek için kervanların izlediği işlek ve bilinen yolların aksine bir güzergâh takip edilmiştir. Cidde’ye doğru kuzeybatı istikametinde bir müddet gidildikten sonra tekrar iç kısma döner, Mekke’nin kuzeyindeki Usfan’dan itibaren asıl yolla dört defa kesişir, yolun tam yarısında, Cuhfe mevkiinde esas yolun Kızıldeniz tarafına geçer ve bu istikamette Medine’ye ulaşır...

Allah Resûlü vatanından ayrılırken Mekke’ye baktı ve şöyle dedi; “Vallahi, sen Allah’ın yarattığı yerlerin en hayırlısı, Allah katında en sevimli olanısın. Bana, senden daha sevgili, daha güzel yurt yoktur. Çıkarılmaya zorlanmamış olsaydım, senden asla ayrılmaz, senden başka yerde yurt, yuva tutmazdım.”

Peygamber Efendimizi (s.a.v.) yakından tanıyalım