YERYÜZÜNÜN VEZİRİ KIYAMET GÜNÜNÜN MAYMUNU

Yeryüzünde kıtalar arasında dolaşırken farkına varamadığımız işlerin çoğu zaman Amerika ve Avrupa kıtaları arasından insanlığa yayıldığını görmekte, bunun ise ‘insanlığın geleceği’ için yapıldığı bizlere söylenmekte… Şimdi buna örnek olabilek yeni uygulamalar ile karşı karşıyayız: "Biyoterör" diye isimlendirilen Kuş gribinden Ebolaya, Şarbonlu mektuplardan Mers hastalığına kadar bir dizi hastalık insanlar üzerine deneniyor.

Hastalıkların genel olarak ortaya çıktığı Afrika kıtasındaki insanlar günümüzde yalnızca açlıkla imtihandan geçmiyor; adeta Ebola ya da Mers gibi hastalıklar ile "var olma, hayatta kalma" savaşı veriyorlar. Bir yandan bu hastalıklar için ilaçlar üretiliyor, dünyaya “insanlara yardım ediyoruz” izlenimi veriliyor, bir yandan da buradaki yürek burkan hikayeler belgeselleştiriliyor, halklar alttan alta sömürülmeye devam ediliyor.

Hüdâyi Vakfı aracılığıyla Afrika’da insani yardım çalışmalarına da katılan Selman Özpınar’ın bu durumu ironik bir şekilde anlattığı ve günümüzde yaşanılanların anlaşılmasına yardımcı olduğu yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

http://www.youtube.com/watch?v=F9od6W7aV_s&feature=youtu.be

İki popüler kıta var: Amerika ve Avrupa. Gidip gelenler oralarda yaşayanların da kendilerine insan dediğini, insana benzediklerini ve insanmış gibi davrandıklarını söylüyorlar. Ben hiç gidip görmedim. Nedense merak da etmedim.

Afrika adında bir kıta var bir de. Üzerine oynanan oyunları anlatan 100'e yakın kitap gördüm bugüne kadar. 100 değil 1000 kitap da olsa ne Afrika'nın kaderi anlatmakla biter ne de yazgısı değişir.

Bu oynanan ve sırası geldikçe tekrar ettirilen yüzlerce oyundan biriydi bu insanların sağlığı. Ve şimdi yine sıra ona gelmişti: Hoş geldin Ebola!

BİR AŞIYI BULMAK İÇİN ÖMÜR HARCARLAR ÖMÜRLER SON BULSUN DİYE!..

Vahşi hayvanların yaşadığı, insanların çok tembel oldukları için fakir olduğu, ateş etrafında dans edenlerin kıtası Afrika'da zaten insanlar pis olduğu için bir gün Ebola çıkar ve kimse şaşırmaz. Zaten pis insanlar değiller mi? Her türlü hastalık olur bunlarda.

Yeryüzünün kobayları, maymunlarıdır Afrika insanları. Yüzlercesi ölür ama kimse bana mısın demez. Bu sefer de Ebola’dır musibetleri. Ama o kadar da yalnız değillerdir. Her zaman olduğu gibi ‘nerede bir insanlık ayıbı varsa orada imdada yetişen Amerika ve Avrupa yerlileri’ gece gündüz bu hastalığın tedavisi için çalışmaya başlarlar. Öyle fedakâr insanlardırlar ki aşıyı bulmak için bir ömür harcarlar. Ömür harcarlar ki ömürler son bulsun.

İNSANİYET NÂMINA BELGESELİNİ ÇEKERLER

Sonra kurtarıcı aşıyı bulurlar ve bunu bedava dağıtırlar. Ne sandıydınız? Deli gibi vaatler, paralar, yer altı kaynakları mı isteyeceklerdi?.. Onlar ahlaklı, cömert ve fedakâr insanlardır. Her şeyi “insanlığın geleceği” için yaparlar.

Amerika ve Avrupa yerlilerinin gönülleri mahzun olmuştur bir kere. Aşıyı bulmak yüreklerine su serpse de içlerinde yanan ateşi söndürmeye yetmez. Bir de bu insanların dramlarını, acılarını belgesele çekelim derler. Öyle insanlar acısın, soğusun, ürpersin diye değil. Asla böyle algılar peşinde olmazlar. Sadece insaniyet namınadır her şey.

Amerika ve Avrupa yerlileri... Topraklarına Allah'ın hiçbir zenginlik vermediği insanlar. Sömürerek ve öldürerek Afrika’nın sırtında uzun ömürler yaşayan yeryüzünün vezirleri… Kıyamet gününün maymunları olacaksınız inşallah!..

PAYLAŞ:            

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle