“SAKIN HA KÖPEK RESMİNE KEMİK ATMA!”

0

Fakirler, Allah’ın cömertlik tecellisinin bir yansımasıdır. Nasıl yani ?

Mevlânâ Hazretleri buyurur: “Sen varlığını, malını ve mülkünü güzel bir şekilde infâk et de, bir gönül al! Ki o gönlün duâsı mezarda, o kapkara gecede sana ışık versin, nûr olsun!..”

Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh- hikmet dolu beyitlerinde Cenâb-ı Hakk’a şükür borcunun îfâsına vesîle olması sebebiyle yoksul ve muhtaç kimselerin cömertler için bir nîmet olduğunu, sehâvetin ancak onlarda mâkes bulduğunu, bu sebeple onların gönüllerini incitmemek gerektiğini şu şekilde anlatır: “Yoksul kişi cömertliğin aynasıdır. Sakın aynaya karşı gönül kırıcı sözler söyleyerek o aynayı buğulandırma. Allâh’ın cömertlik tecellîsinin bir tezâhürü de fakirlerdir. Hak Teâlâ, fakirleri kerem sâhiplerine mürâcaat ettirir. Böylece hamiyetli zenginler için saâdet yolları hazırlanır. Hak Teâlâ’nın bir başka cömertlik tecellîsi de, yoksula yardım etmesi için zenginin gönlünde sevgi ve merhamet duygusu uyandırmasıdır.

Yoksul kişi nasıl cömertliğe, iyiliğe muhtaç ise, cömertlik ve iyilik de yoksul kişiye muh­taçtır. Güzeller, güzelliklerini seyretmek için nasıl tozsuz, passız, parlak bir ayna ararlarsa, cömertlik de yok­sulları, zayıfları öylece aramaktadır.Şu hâlde yoksullar Hakk’ın cömertlik aynalarıdır. Varlıklı olanlar, kendi keremlerini orada seyrederler. Hak’ta fânî olan sâlih zenginler, servetlerinin bir emânet olduğunu idrâk ederek Hak karşısında nefislerinin acziyetini anlamışlar ve ilâhî cömertliğin mâkesi olmuşlardır. Hakk’ın cömertliğinden bir nasîb alarak sehâvette fânîleşmişlerdir. Az veya çok sâhip olduğu varlığını, kalbinde taşıyanlar, âhiret fukarâsı olan bedbahtlardır. Bu tip insanlar, Hak kapısında değildir. Varlıkları izâfîdir, kapı dışındaki nakış ve sûretten ibârettir.

Bunlar, gönülleri Allâh’tan uzak düşen gerçek zavallı ve rûhâniyet fakirleridir. Zâhirî varlıkları ise bedbahtlıklarının cansız bir nakşı, solgun bir resmidir. Bunlar, hakîkatten habersiz, rûhsuz kişilerdir ki, sen bunlara yakınlık gösterme! Sakın ha köpek resmine kemik atma!.. Dikkatli ol; bu ölülerin önüne yemek tabağı koyma! Onlara iltifat edip yakınlık gösterme! Öyle varlık sâhipleri, mahşerin sefil dilencileri olacaklardır!..Böyleleri mânâ değil, ekmek dervişleridir. Onlar, sefâletlerini saâdet sanırlar, kendilerine göre güzel yemekler yer, tatlı şerbetler içerler. Gerçekte ise, ilâhî lokmadan nasipsizdirler.

 Ey bu hüsrâna düşmek istemeyen! Sen mahlûkâtı cömertliğinle kuşat ki, âriflerden olasın!..”

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Vakıf İnfak Hizmet

Paylaş.

Yorumlar