KUTLU DOĞUM İÇİN “SAMİMİYET”AÇIKLAMASI

0

Kutlu Doğum Haftası için her yıl bir tema belirleyen ve etkinliklerini o tema ekseninde düzenleyen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, 2014 için belirlediği tema, “Hz.Peygamber, Din ve Samimiyet” oldu. Bilhassa kitle iletişim araçları üzerinden çeşitli savunma propagandalarına malzeme edilmeye çalışılan dînin, samimiyete olan yaklaşımının işlenmesi, toplum için faydalı olacağa benziyor.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden yayınlanan talimatta, “Hz. Peygamber, Din ve Samimiyet” temasının neden seçildiği, belagat ustalığı ile paylaşıldı. Zira açıklama metnindeki üstü örtülü bazı ifalerle son dönemde yaşanan olaylara göndermelere yapılarak, dînî huzuru hayatında yaşamak isteyen insanların, yalnızca Allah’ın rızasını gözetmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Ayrıca, yalan ve iftiranın münafıklık alâmeti olduğuna ve dinin samimiyeti doğurması gerekirken, din adına yalan ve iftiraya başvurmanın ne denli sakıncalı bir yol olduğuna da değinildi.

İşte Diyanet’in O Metni

“İnancın, kulluğun ve itaatin sadece Allah’a özgü kılınması, bütün ibadetlerin her türlü riya, gösteriş ve çıkardan uzak olarak sadece Allah rızası için yapılması anlamına gelen ihlas ve samimiyet dinin özü, dindarlığın hülasasıdır. Samimiyetin olmadığı yerde dinden ve dindarlıktan bahsedilemez. Bu gerçeği, Yüce Allah’a ihlas ve samimiyetle kulluk etmeyi emreden ayet-i kerime ile(Beyyine,5)1 Peygamber Efendimizin, “Din samimi olmaktır” hadis-i şerifi gayet veciz bir şekilde ortaya koymaktadır.

Samimiyet, inanç ve ibadetlerimizde olduğu kadar, insanlarla olan ilişkilerimizde de önemli ölçüde belirleyicidir. Müslümanın Müslümana karşı samimi, içten ve gönülden davranması sağlıklı ve manevi bakımdan güçlü bir toplum oluşturmanın önemli bir unsurudur. Zira Müslüman en kıymetli vasıflarından olan güvenilirlik ancak samimi davranışlarla ve içten ilişkilerle oluşturulabilir. Aile ve akraba ortamında, komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerinde, iş ve ticaret hayatında kısacası hayatın her alanında insanlara karşı samimi davranmak ahlaki bir erdemdir. Bu erdemi kazanmanın en kısa yolu da her işte Allah rızasını ön plânda tutmak ve O’nun her an görüp gözettiğini akıldan çıkarmamaktır. İnsanları değerlendirmede ve eşyaya bakışta bu yaklaşım esas olursa dünyevi çıkar ve hırsların körüklediği pek çok olumsuzluk kolayca bertaraf edilebilecektir.

 Samimiyetten uzak söz ve davranışların Allah katında hiçbir değeri olmadığı gibi bu tür eylemler, insanın diğer insanlar nazarında da itibar kaybetmesine yol açmaktadır. Bu itibarla samimiyetin zıddı olan riyakârlık ve ikiyüzlülük imanla bağdaşmayan münafıklık alameti olarak kabul edilmiştir. Diğer yandan Müslümanların Allah’a iman ve kulluk, Kur’an ve Sünnete tabi olma, Peygamber Efendimizi örnek alma, toplumsal görevleri yerine getirme, sınıf ve statü farkı gözetmeksizin bütün Müslümanların ve hatta bütün insanların haklarına riayet etme gibi hususlarda ciddi bir samimiyet sınavına tabi tutulduklarını gösteren birçok dini referans bulunmaktadır.

 Samimiyetin bugün Müslümanın hayatında ne ölçüde yer aldığı, ilişkilerine ne kadar yansıdığı hususu üzerinde konuşulmaya ve düşünülmeye değerdir. Zira hayat şartları, servet, makam ve şöhret tutkusu, menfaat kaygısı, dünyevileşme gibi zaaflar insanların bu ulvi değerden hızla uzaklaşmalarına sebebiyet vermektedir. Bunun sonucu olarak da fert ve toplum hayatında gösteriş, riya, ikiyüzlülük, haksızlık, zulüm gibi ihlas ve samimiyetle asla bağdaşmayan yanlışlar yer edinmekte ve bunlar toplumsal huzur, barış ve güveni tehdit edebilmektedir.

Başkanlığımız, öteden beri Kutlu Doğum Haftası etkinlikleriyle özelde toplumumuz genelde insanlık için ele alınması önem arz eden, bir anlamda sorun olarak telakki edilebilecek konuları kamuoyunun gündemine taşımayı, bu konuda toplumsal bir duyarlılık ve hassasiyete vesile olmayı görev kabul etmektedir. Bu çerçevede, artık ülkemizde önemli bir dini, sosyal ve kültürel gelenek haline gelmiş olan ve kamuoyu tarafından üst düzey ilgi gösterilen Kutlu Doğum Haftasının 2014 yılı teması “Hz. Peygamber, Din ve Samimiyet” olarak belirlenmiştir. Söz konusu Hz. Peygamber’in ortaya koyduğu örneklik çerçevesinde hafta boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerde ele alınacaktır.”

1 “Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.” (Beyyine,5) (Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü)

Son zamanlarda yaşanan olaylar neticesinde, toplum algısında din ve samimiyet kavramları, zıddına ilerleyen iki ok gibi olmaya başlamıştı. Dinin özündeki ihlas ve samimiyeti okuyarak öğrenmeyen insanlar, medyada takip ettiği güncel olaylar üzerinden din ile samimiyet bağının uzak iki kavram olduğu kanaati yaygınlaşmaya başladı. Bu minvalde Diyanet’in belirlediği “din ve samimiyet” temasıyla işlenecek konularla, dinin özündeki o samimiyet dokusu topluma ilaç olabileceği ümidi şimdiden konuşulmaya başlandı.

Paylaş.

Yorumlar