Evlât Acısı!

ÇOCUĞUMUZ

Bir anne-baba için en ağır ızdırap evlat acısıdır. Bu acı ahirette kavuşma umudu ile bastırılır. Peki asıl ayrılık nedir? Hakiki ve ebdebi kavuşma yeri olan ahirette sonsuz ayrılık yaşamamk için dünyadayken nelere dikkat edeceğiz?

Bir anne-baba için en ağır ızdırap evladından ayrı düşmesidir. Öyle ki "evlat acısı" en büyük ızdırapları ifade eden bir tabir haline gelmiştir. Evlat acısı bir evlat için de öyledir; annesini bir an görmese çok daha feryat ederler. Cenab-ı Hak böyle bir muhabbet bağı halk etmiştir.

ASIL AYRILIK NEDİR?

İnsan düşünmelidir ki asıl ayrılık, gurbet veya ölüm değil, ahiretteki ayrılıktır. Çünkü dünyadaki ölümle gelen ayrılık dahi kısmen unutulur. Ölümle gelen ayrılıklarda gönüller, ahirete kavuşma ümidiyle teselli olur. Fakat ahiretteki ayrılık kati ve ebedidir. Cenab-ı Hak orada analar, babalar, bütün akrabalar beraber olacak; dünyadaki beraberlik orada birleşeceklerdir.

Cenab-ı Hak cennetlikler için; "Selâmun kavlen min Rabbin Rahîm" (Yâsîn Suresi, 58. Ayet) buyurarak "Siz cennete buyurun" denilecektir. Öbür tarafta ise Allah korusun, cehennemlikler için ise durum farklıdır; cehennemin o tarafına döneceklerdir. En hazin ve en acıklı firkat (ayrılık) orada olacaktır.

Bugün her türlü imkanlarımızla en büyük vazifemiz evlatlarımızı, neslimizi Kur'an ruhuyla yetiştirmektir. Bir anne-babanın evladına bırakacağı en büyük miras, Allah'a kul olma mirasıdır. Bütün dünyevi apoletler son nefeste yok olacak, iptal damgası yiyecektir. Allah'a olan kulluğumuz ise ebedi olarak devam edecektir.

"Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretenlerinizdir." (Buhari, Fezailü'l-Kur'an, 21) Ne mutlu Kur'an'ı öğrenen ve öğretenlerden olup ümmetin en hayırlıları arasına girenlere! Ne mutlu her tür imkanı Kur'an yolunda seferber edip maddesiyle, manasıyla "emri bi'l-ma'ruf nehy-i ani'l-münker" (Âl-i İmrân Suresi, 104. Ayet) vazifesini eda ederek İslam'ı yaşayıp yaşatanlara! Efendimiz'in (s.a.v.) müjdeler olsun buyurduğu o yüksek kıvamdan hisse alabilenlere Cenab-ı Hak lütfetsin.