Günümüzde Tevrat ve İncil’in Orijinal Metinleri Mevcut Mudur?

İHTİSAS

Günümüzde Tevrat ve İncil’in orijinal metinleri mevcut mudur? Mevcut nüshalar vahyin ilk şekliyle ne ölçüde uyuşmaktadır?

Hazırlayan: Doç. Dr. Halil TEMİZTÜRK

Günümüzde Tevrat ve İncil’in orijinal metinlerinin mevcut olup olmadığı sorusu, yalnızca tarihî bir metin meselesi değil, aynı zamanda Yahudi, Hıristiyan ve İslam geleneklerinin kutsal kitap anlayışlarıyla doğrudan ilişkili bir tartışmadır. Bu nedenle konuya geçmeden önce, Tevrat ve İncil denildiğinde hangi metinlerden söz edildiğini kısaca açıklamak gerekir.

Yahudilikte temel yazılı kutsal metinler Tanah olarak adlandırılır. Tanah’ın ilk bölümünü oluşturan Tora; Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye kitaplarından meydana gelir. Tanah’ın ikinci bölümü peygamberlerle ilgili metinleri içeren Neviim, üçüncü bölümü ise Mezmurlar’ı (Zebur) içine alan Ketuvim’dir. Tora, Yahudi geleneğinde Musa’nın beş kitabı olarak bilinir ve Tanrı Yehova tarafından Hz. Musa’ya vahyedildiğine ve bizzat onun tarafından yazıldığına inanılır. Hz. Musa, Yahudi geleneğinde İsrailoğulları’nı kurtaran lider ve Tanrı ile doğrudan temas kuran en üstün peygamber kabul edildiği için ona nispet edilen Tora, Tanah’ın diğer bölümlerine göre daha otoriter konumdadır. (Adam, 2019, 33) Hıristiyan dünyasında ise kutsal metin; Yahudilikten devralınan Eski Ahit ile Hz. İsa’ya, havarilere ve erken Hıristiyan cemaatine ait olduğu söylenen metinleri içeren Yeni Ahit’ten oluşur. Hıristiyanlıkta Eski ve Yeni Ahit’ten oluşan  bu metinler Kitâb-ı Mukaddes olarak adlandırılır.

Günümüzde Tevrat ve İncil’in Orijinal Metinleri Mevcut Mudur?

Ancak bugün  elimizde bulunan metinler, bu kitapların ilk vahyedildiği veya ilk yazıya geçirildiği hâle doğrudan ulaşmamızı sağlayan orijinal nüshalar değildir. Yahudilere ait mevcut Tanah metinleri, uzun bir yazım, istinsah, derleme ve aktarım sürecinin sonucunda şekillenmiş tarihsel bir sürecin ürünü olan metinlere  dayanmaktadır. Öte yandan Yahudi ve Hıristiyan dünyasında bu metinlerin otoritesine yönelik farklı yaklaşımlar söz konusudur. Ortodoks Yahudilik olarak bilinen geleneksel anlayışa göre Tora, Tanrı tarafından Hz. Musa’ya vahyedilmiş ve ilahî otoritesini koruyarak günümüze ulaşmış kutsal yasa metnidir. (Aydın, 2023, 102) Maimonides gibi klasik Yahudi âlimlerine göre  Tora’nın ilahî kökeni ve bağlayıcı otoritesi güçlü biçimde vurgulanır. Reformist Yahudilik ise Tanah’ı daha tarihsel bir metin olarak görür  ve bağlayıcılığını çoğu zaman lafzî değişmezlikten ziyade ahlaki ve dinî öğretileri üzerinden anlamlandırır. (Gürkan, 2017, 95) Hıristiyan geleneğinde de her ne kadar sadece Matta ve Yuhanna doğrudan Hz. İsa’yı gören havariler olarak bilinse de İnciller ve diğer kanonik metinlerin Kutsal Ruh’un desteğiyle yazıldığı kabul edilir. (Meral, 2025, 140)

İslam dünyasında el-Karâfî, Samuel Mağribi ve İbn Hazm gibi alimler Tevrat ve İncil metinlerindeki tekrarlar, tarihsel gerilimler, çelişkiler ve peygamber tasavvuruyla bağdaşmayan anlatılar üzerinden mevcut metinlerin vahyin ilk şekli olarak kabul edilemeyeceğini savunmuşlardır. (Adam, 2010, 217) Modern dönemde Yahudi düşünür Spinoza, Tora’nın Hz. Musa tarafından yazılmış olamayacağını ileri sürmüş; Musa’nın ölümünün anlatılması, bazı ifadelerin sonraki dönemlere işaret etmesi ve anlatının dışarıdan bir tarihçi diliyle kurulması gibi hususlara dikkat çekmiştir. Bu çizgi daha sonra Julius Wellhausen’in kaynak eleştirisiyle sistematik hâle gelmiş, Tanah’ın farklı dönemlere ait sözlü-yazılı geleneklerin, hukukî düzenlemelerin ve redaksiyon süreçlerinin birleşmesiyle sonradan oluştuğu görüşü ilim dünyasında  yaygınlık kazanmıştır. (Friedman, 2005, 27,35)

18. yüzyıldan itibaren gelişen kaynak teorisi olarak bilinen tarihsel-eleştirel yaklaşım Tanah’ın bugünkü şekline tek seferde ulaşmadığını, farklı sözlü ve yazılı geleneklerin, hukukî düzenlemelerin ve redaksiyon süreçlerinin zaman içinde birleşmesiyle oluştuğunu ileri sürer. Kitâb-ı Mukaddes Arkeolojisi ve Kitâb-ı Mukaddes Eleştirisi alanlarında yapılan çalışmalar da bu problemi daha somut bir zemine taşımıştır. Arkeolojik bulgular, eski yazma nüshaların karşılaştırılması, farklı metinlerin tespiti, redaksiyon katmanlarının incelenmesi ve tarihsel-eleştirel yöntemler, mevcut metinlerin uzun bir aktarım ve yorum sürecinden geçtiğini göstermiştir. (Demirci, 2023, 46) Bu yaklaşımlar, her ne kadar İslamdaki tahrif anlayışından yola çıkılarak yapılmış olmasa da mevcut kanonik metinlerin tarihsel oluşum ve aktarım süreçlerini göstermesi bakımından Kur’an’ın yaklaşımıyla bize belirli bir temas zemini sunmakta ve konuya dair Müslüman alimlerin tahrif iddialarına güçlü dayanak sunmaktadır.

Bugün Yahudi kutsal metni Tanah’a ait dört versiyon bulunmaktadır. İlki, Yahudi geleneğinde standart metin anlamına gelen Masoretik metindir. İkincisi, geleneksel Yahudilik tarafından sahte olarak  kabul edilen Sâmirî cemaatinin koruduğu Sâmirî Tevratı’dır. Üçüncüsü, 1947 yılında keşfedilen ve Masoretik metinden kısmi farklılıklar içeren Ölü Deniz Yazmalarıdır. (Temiztürk, 2022, 128) Dördüncüsü ise Hıristiyan geleneğinde önemli yer tutan Grekçe Septuaginta, yani Yetmişler Tercümesi’dir. Bugünkü standart Masoretik metnin otantik örnekleri Halep ve Leningrad nüshalarıdır ve yaklaşık 10. yüzyıla tarihlenir. Buna karşılık Grekçe tercüme Septuaginta MÖ 3-2. yüzyıllara kadar götürülür. Bu dört metnin tanıklığı, Tevrat’ın tarih içinde tamamen tek biçimli ve değişimsiz aktarılmadığını, farklı okuma, kopyalama, tercüme ve cemaat gelenekleri içinde şekillendiğini göstermektedir.

Öte yandan Kitâb-ı Mukaddes eleştirisi çalışmaları bugünkü kanonik İncillerin Hz. İsa’nın bizzat kaleme aldığı metinler olmadığını, onun sözleri, fiilleri, çarmıh hadisesi ve diriliş inancı etrafında oluşan erken Hıristiyan hafızanın zaman içinde yazıya geçirilmiş ürünleri olduğunu göstermektedir. Yeni Ahit metin tarihi bakımından günümüze ulaşan en önemli nüshalar, papirüsler ve kodeksler olmak üzere iki ana grupta değerlendirilir. Papirüsler, Yeni Ahit’e ait en eski yazma parçalarıdır ve genellikle MS. 2-3. yüzyıllara tarihlenir. Bunların en meşhurlarından biri, Yuhanna İncili’nden kısa bir bölüm içeren Rylands Papirüsü’dür (P52) ve yaklaşık MS. 125 civarına tarihlendirilir. Daha kapsamlı nüshalar ise kodeks adı verilen parşömen kitaplar hâlinde günümüze ulaşmıştır. Yaklaşık MS. 4. yüzyıla tarihlenen Codex Sinaiticus ve Codex Vaticanus, Yeni Ahit’in en önemli Grekçe yazmaları arasında yer alır. Yaklaşık MS. 5. yüzyıla tarihlenen Codex Alexandrinus ise Yeni Ahit’in bir diğer otantik versiyonudur.

İnciller konusunda İslâmî ve Hıristiyan bakış açısı temelde farklıdır. İslâmî anlayışta İncil, Hz. İsa’ya verilen ilahî vahiy olarak kabul edilirken, Hıristiyanlıkta İsa Mesih bizzat Tanrı’nın kelâmı/vahyi olarak görülür. Bu nedenle Hıristiyan geleneğinde İnciller, Hz. İsa’ya indirilmiş müstakil bir kitap olmayıp, onun şahsı, sözleri, fiilleri, ölümü ve dirilişi etrafında oluşan iman tanıklığının yazılı anlatılarıdır. Kur’an Tevrat ve İncil’in ilahî kökenini bütünüyle reddetmez; aksine Hz. Musa’ya Kitab’ın (Tevrat), Hz. İsa’ya İncil’in verildiğini  bildirir. Bununla birlikte Ehl-i kitabın vahiy karşısındaki tutumunu eleştirir ve önceki ilahî mesajların zamanla tahrife uğradığına dikkat çeker. (Harman, 1988, 1/501) Klasik İslam düşüncesinde bu tahrif, metnin lafzında değişiklik, anlamın yorum yoluyla saptırılması veya ilahî hükümlerin gizlenmesi, unutulması ve bağlamından koparılması şeklinde açıklanmıştır. Dolayısıyla Kur’an açısından sorun yalnızca eldeki nüshaların tarihî aktarımı ile ilgili olmayıp, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya verilen vahyin asli mesajının Yahudi ve Hıristiyanların kendi din algıları içinde ne ölçüde korunduğu veya dönüştüğüdür.

KAYNAKÇA

  • Adam, Baki. Yahudi Kaynaklarına Göre Tevrat. İstanbul: Pınar Yayınları, 2019.
  • Aydın, Fuat. Yahudilik Tarih İbadet İnanç Kültür. İstanbul: Mahya Yayınları, 2023.
  • Demirci, Kürşat. Dinler Tarihinin Meseleleri. İstanbul: İnsan Yayınları, 2023.
  • Friedman, Richard Elliott. Kitabı Mukaddes’i Kim Yazdı? ed. Muhammet Tarakçı. İstanbul: Kabalcı Yayınları, 2005.
  • Gürkan, Salime Leyla. Yahudilik. İstanbul: İslam Araştırmaları Merkezi, 2017.
  • Harman, Ömer Faruk. “Ahd-i Atîk”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 1/494-501. İstanbul: TDV Yayınları, 1988.
  • Meral, Yasin. Yahudi Kaynakları Işığında Yahudilik. İstanbul: Milelnihal, 2025.
  • Temiztürk, Halil. Ölü Deniz El Yazmaları. Ankara: Eskiyeni Yayınları, 2022.