Hakkımızda

Her müttakî kulun, iyiliği emredici ve kötülüğü de nehyedici olmak vazifesi vardır. Günümüzde imkânların genişlemesi ve iletişim vâsıtalarının çoğalması sebebiyle, bu vazîfenin mes’ûliyeti de iyice ağırlaşmıştır Dünyânın ücrâ bir köşesinde yaşayıp da İslâm’dan haberi olmayanlar bir tarafa, yakınımızda bulunduğu hâlde, îkaz ve irşâdında ihmâlkâr davrandığımız pek çok kimse, âhirette yakamıza yapışacak ve hesap soracaktır. Bu hususta Ebû Hüreyre’nin -radıyallâhu anh- şu rivayeti, dünyanın her tarafından erişilebilen bir internet sitesi olarak bizim de bu husustaki tavrımızın kamil bir özetidir: Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh-buyurmuşlardır ki: “Şunu duyardık: Kıyâmet gününde bir adam, tanımadığı bir adamın yakasına yapışarak dâvâcı olacak. Adam: «Benden ne istiyorsun? Birbirimizi tanımıyoruz ki!» diyecek. Diğeri ise: «Dünyâda beni hatâ ve kötü işler üzerinde görür de alıkoymaz, îkâz etmezdin.» cevâbını verecek.”
(Rudânî, Cem’u’l-Fevâid, V, 384)

Keza İslam ve İhsan olarak bizim de gayemiz; kurumsal bir yapı çerçevesinde, zamanımızın en etkin mecalarından biri olan internet ortamında iyiliği tavsiye ve kötülükten men etmekten ibarettir. Bu vazifeyi ve buna bağlı mes’ûliyetleri gerçekleştirirken de her hâlükârda ölçümüz, Kur’ân-ı Kerim ile sünnet-i seniyyeye müracaat ile alimler ve fukaha istişâre etmektir. Zira «en hayırlı ümmet» beyanının muhtevasına dahil olabilmemiz için Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) gibi mârufu yani iyilik, fazilet ve hayrı yaşayıp emretmemiz, münkerin yani kötülük ve şerrin de haricinde kalıp bundan nehyetmemiz gerektiğine olan inancımız iman derecesindedir. Bunun için Allah yolunda hizmet şuuruna sahip olmayı ise zarurî görmekteyiz. Çünkü kanatimizce hakkı ve hayrı tavsiye, hizmet şuuru ve aşkı olmadan gerçekleşemez…

İslam&İhsan