Sigara İçip Camiye Girmek Caiz midir?

Sorularla İslam

Sigara içip camiye girenler hakkında ne söylemek istersiniz? Sizlerden gelen soruları ve dinî meselelere dair merak edilenleri Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Kardeşimizden Allah razı olsun. Soru şeklinde ama aslında soru olmayan, bir tür serzeniş ifade eden ve bir durum bilgisi aktaran bir talebi olmuş kardeşimizin. Haklı.

Yani Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm), helal olan ve birçok hastalığa şifa olan soğan ve sarımsakla ilgili, “Soğan, sarımsak yiyen kimseler namazgâhımıza yaklaşmasın.” buyuruyor (Buhârî, Ezân, 160; Müslim, Mesâcid, 73).

Buradan anladığımız şu: Bir şey helal olmasına rağmen kötü kokuya sebep oluyor ve cemaati rahatsız ediyorsa bu konuda hassasiyet göstermek lazım. Yani senin yediğin helal olabilir, yediğinde dinen bir problem olmayabilir ama bir kokusu oluyor ve bu koku da çevredekileri rahatsız ediyor.

Cemaati Rahatsız Etmemek de Bir Hassasiyettir

Şimdi programdan önce bir kardeşimiz söyledi: “Ben,” dedi, “vaktiyle hanımın babasının evine gittiğimizde, onlar ağır kokulu bir şey yemişlerse hemen kapıdan girer girmez bana da tattırırlardı. Dolayısıyla benim de ağzım koktuğu için oradaki kokuyu sindirmem kolay olur. Yoksa hakikaten içeride ağır bir koku var, dışarıdan gelen biri rahatsız oluyor.”

Bazen cemaate dâhil oluyorsunuz, yanınıza bir kardeşiniz geliyor ama bu soruyu soran beyefendinin veya dinleyicimizin ifade ettiği gibi ağır bir koku taşıyor. Bu koku, helal bir eylemin neticesinde ortaya çıkmış olabilir. Soğan yemiş, sarımsak yemiş, soğanlı sarımsaklı bir yemek yemiş olabilir. Veya başka bir nedenle oluşmuş olabilir; dışarıda alın teriyle helal olarak çalışırken terlemiş, banyo yapma imkânı olmamış, vücudu kokuyor olabilir.

Böyle kokusuyla cemaate rahatsızlık verecek kimselerin cemaati ve cemaatin hakkını gözetmeleri, gerekiyorsa bu rahatsızlık giderilinceye kadar cemaate dâhil olmamaları Hazreti Peygamber (aleyhissalâtü vesselâm) Efendimizin hadisinden anlaşılıyor.

Bunun anlamı şu: Namazdan önce cemaate dâhil olacağınız bir ortamda, başkalarına eziyet verebilecek bir durum söz konusuysa bundan kaçınmak gerekir. İster kokunuzla olsun ister, çok affedersiniz, geğirmenizle veya başka bir şeyle olsun; cemaati rahatsız edecek bir durum varsa bunu terk etmek lazım.

Sigara Meselesine Gelince

Şimdi helal olan bir şeyde durum böyle ise, haram olup olmadığı, daha doğrusu haram olup olmadığı tartışmalı olan bir meseleye de değinmek gerekiyor.

Öteden beri sigara içen kardeşlerimiz, büyüklerimiz var diyelim. Bunlar sigara içtikleri için, “Sigara haram değil kardeşim, büyük hocalardan biz duyduk. Sigara tahrîmen mekruh. Niye haram diye böyle gerginlik yaratıyorsunuz?” şeklinde serzenişte bulunanlar var.

Doğru, sigara teknik olarak Hanefî mezhebinde “haram” ifadesiyle nitelendirilmiyor. Ama “tahrîmen mekruh” dediğimiz şey de öyle kolayca yapılabilecek, sıradan bir hadise değildir. Tahrîmen mekruhun ifade ettiğiyle haramın ifade ettiği, pratikte birbirine çok yakındır. Yani ikisi de Allah'ın hoşnut olmadığı, kerih gördüğü, yapılmasını istemediği ve Müslümanların uzak durmasını talep ettiği şeylerdir.

Binaenaleyh birine haram, diğerine tahrîmen mekruh denildiğinde, tahrîmen mekruh biraz daha yapılabilir veya yapıldığında tolere edilebilir anlamına gelmez. İkisi de nasıl, çok affedersiniz, pislik yemekten kaçınıyorsak, haram olan şeylerden de kaçınmamız, bunlardan uzak durmamız gerekir.

Dolayısıyla sigaranın durumu böyledir. Sigaranın hükmünü hafifletmeye çalışmak, “Efendim, helalse içiyorum, haramsa yakıyorum.” türünden birtakım sözlerle bu davranışa meşruiyet kazandırmaya çalışmak beyhude, boş bir çabadır.

Haram ile Tahrîmen Mekruh Arasındaki Fark

Evet, haramla tahrîmen mekruh arasında inanç açısından bir fark vardır. Şu kadar ki, biri “Sigara haram değildir.” derse dinden, imandan çıkmaz. Ama kişinin dinden çıkmıyor olması, bu işi yapabileceği veya sigara içebileceği anlamına gelmez.

Hele de Cenâb-ı Allah buyuruyor ki:

“İyilik ve takva üzere yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın.” (Mâide, 5/2)

Yani birbirinize örnek olmayın, birbirinize yardımcı olmayın.

Şimdi bakıyorsunuz, özellikle bu işi yapanlar, “Ateşin var mı?”, “Bir dal verir misin?” diye soruyor. Kendi içtiği, kendi günahı kendine yetmiyormuş gibi bir de bunun yardım ve yatakçılığını yapıyor.

Ya bari günahta başkasına yardım etme! Bir günahın işlenmesi hususunda daha dikkatli ol. Bir başkasına bu konuda destek olma.

Sigara, Gençlere ve Çocuklara Nasıl Örnek Oluyor?

Ama maalesef öyle olmuyor. Bunu gören gençler de çocuklar da özeniyorlar ve sigara içmek adeta ergenliğin bir parçası olarak görülüyor.

Yani sigara içmek; bir meydan okuma, bir özgürleşme, hayattan zevk alma ve hayata meydan okuma gibi bir yöne doğru dönüşüyor.

Bunun üzerinde uluslararası reklamcılar çok çaba sarf etmişler. Nihayetinde devletler de bunun ne kadar zararlı olduğunu ve sağlık sistemine ne kadar maliyet getirdiğini anlamışlar.

Paketlerin üzerinde, “Bu haramdır.” demiyor ama “Bu kanser yapar.”, “Bu öldürür.”, “Bu şunu yapar, bu bunu yapar.” diyor.

E daha ne yazsın?

Yani bir şeyin kanser yaptığı belliyse, insanı öldürdüğü ve ona zarar verdiği biliniyorsa, bunu bile isteye içmek; üstelik başkalarına da kötü örnek olmak, üzerinde düşünülmesi gereken bir meseledir.

Pasif İçicilik ve Başkalarının Hakkı

Bazen pasif içicilik dedikleri de bir mesele var. Yani sen içmiyorsun ama duman altında kalıyorsun. Bu durum bazı kimseler tarafından mübahmış gibi görülüyor.

“Ya kardeşim, o kadar da özgürlüğümüze karışmayın!” deniliyor.

Ancak burada başkalarının hakkını da düşünmek gerekiyor. Kişinin kendi tercihi, çevresindekilerin sağlığını ve huzurunu bozma hakkı vermez.

Kötü Örnek Olmamak İçin Gösterilen Hassasiyet

Vaktiyle bir hocamız, bir sağlık sorunundan ötürü doktorun kendisine tütün kullanmasını söylediğini anlatmıştı. Hocamız, burun kanamasıyla ilgili bir sağlık probleminden dolayı bunu bir şekilde kullandığını ifade etmişti.

Ancak şöyle dedi:

“Ben o sağlık probleminden dolayı bir şekilde kullanıyordum ama ne hanımım ne çocuklarım ne de herhangi bir arkadaşım beni o şeyi içerken görmüş değillerdir.”

Yani şöyle düşünmüş: “Benim bir sağlık problemim var, bu sebeple kullanıyorum. Ama aman, biri beni görür de örnek alır; ‘Hoca efendi de yapıyor, bu büyüğümüz de yapıyor, şu zat da yapıyor.’ diye düşünerek bu davranışa meşruiyet kazandırmaya çalışır diye çekinerek bu işi yaptım.”

İnsan yalnızca kendi davranışından değil, başkalarına nasıl örnek olduğundan da sorumluluk duymalıdır.

Allah hepimizi bu tür şeylerden muhafaza eylesin.