Kanuni’nin Preveze Zaferi Karşısındaki Tevazuu
Kânûnî’nin Preveze Zaferi karşısında gurur yerine gösterdiği tevazu ve Allah’a hamd ile şükür anlayışı aktarılıyor.
Barbaros Hayreddîn Paşa, Andrea Dorya’yı Preveze’de mağlûb eder. Andrea Dorya, perişan bir hâlde donanmasını bırakıp kaçmak sûretiyle canını zor kurtarır.
KÂNÛNÎ’NİN PREVEZE ZAFERİ KARŞISINDAKİ TEVAZUU VE ŞÜKRÜ
Barbaros, direkleri yatırılmış düşman kadırgalarını ve içinde on binlerce esiri önüne katarak Sarayburnu’ndan Haliç’e girmektedir. Denizin üstü, içleri esir dolu düşman kadırgalarıyla kaplıdır.
Kânûnî, vezirler ve paşalar bu muhteşem manzarayı, Sarayburnu’nda şu anda mevcûd olmayan bir sâhil sarayının önünden seyretmektedirler. Paşalardan biri heyecanla:
“–Sultanım, dünyâ böyle bir manzarayı acabâ kaç kere seyretti? Sizler ne kadar fahretseniz (övünseniz) azdır!” der.
Ulu Hâkan Kânûnî ise cevâben:
“–Paşa! Bize; fahretmek mi (gururlanıp övünmek mi), yoksa bu muzafferiyetleri bahşeden yüce Rabb’imize hamd ile şükretmek mi düşer?!.” der.
Ne muazzam bir İslâmî terbiye, ne muhteşem bir gönül âlemi…
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları