İslam’da Evliliğin Önemi

Aile Hayatımız

İslam’da evlenmenin önemi nedir? İslam’ın evliliğe verdiği önem.

İlk insan Hazret-i Âdem ve Havva’nın meşrû evlilikle başlattığı aile yuvası, sonraki bütün semavî dinlerde devam edegelmiştir. Son din İslâm da aile yuvasının devamı ve doğacak nesillerin sağlığı için birtakım önlemler almıştır.

İSLAM’DA EVLENMENİN ÖNEMİ

Âyet ve hadislerde meşrû evlilik özendirilmiş, evlilikten yüz çevirip, ömür boyu bekâr kalmak isteyenler kınanmıştır.

Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurulur:

“Sizden bekârları ve kölelerinizle cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer onlar fakir iseler, Allah onları fazl ve keremiyle zengin kılar. Allah geniş lütuf sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.”[1] Allah Teâlâ’nın, Hz. Havva’yı yaratma sebebi ayette şöyle belirtilir:

“Sizi bir tek insandan yaratan ve onunla sükûnet bulsun diye eşini de kendisinden vareden Allah’tır.”[2]

Enes b. Malik’in (r.a.) naklettiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.)’in eşlerinden, Allah Rasûlünün günlük ibadetlerini soran üç kişilik heyet onun ibadetini az bulmuş olacaklar ki kendi aralarında şöyle dediler. “Hz. Peygamber’le biz bir olabilir miyiz? Onun geçmişteki ve gelecekteki günahları bağışlanmıştır. İçlerinden biri tüm geceyi namaz kılmakla geçireceğini, diğeri devamlı oruç tutacağını ve üçüncüsü de kadınlara yaklaşmayacağını ifade ettiler.” Daha sonra durumu öğrenen Allah elçisi şöyle buyurdu: “Allâh’a yemin olsun ki, ben sizin Allah’tan en çok korkanınız ve O’ndan en fazla sakınanınızım; fakat zaman zaman oruç tutar ve iftar ederim; namaz kılar ve uzanıp yatar, dinlenirim; kadınlarla da evlenirim. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, o benden (benim ümmetimden) değildir.” [3]

Allâh’ın Rasulü evlenme imkânı bulamayan gençlere şöyle buyurmuştur. “Ey gençler!, sizden evlenmeye gücü yeten kimse evlensin, zira evlilik gözü haramdan en iyi korur ve cinsel oraganın en sağlam kalesidir. Evlenmeye imkânı olmayan ise oruç tutsun. Çünkü oruç cinsel isteği kırar.” [4]

Kur’ân-ı Kerîm’de mü’min bir erkeğin ancak iki çeşit kadınla ilişki kurabileceği belirtilir. Bunlar da nikâhlı eşi veya sahip olduğu cariyeden ibarettir. “Onlar ki, ırzlarını korurlar. Ancak eşleri ve sahip oldukları cariyeler bunun dışındadır. Bunlarla olan meşru ilişkilerinden dolayı onlar kınanmazlar. Kim bunun ötesine geçerse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir.”[5]

Dipnotlar:

[1] Nûr, 24/32. [2] A’râf, 7/189; bk. Nahl, 16/72; er-Rûm, 30/21. [3] Buhârî, Nikâh, 1; Müslim, Sıyâm, 74, 79. [4] Buhârî, Savm, 1, Nikâh, 2,3; Müslim, Nikâh, 1,3; Ebû Dâvûd, Nikâh, 1; İbn Mâce, Nikâh,1. [5] Mü’minûn, 22/5-7; krş. el-Meârîc, 70/29-31.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları