"Bu Sıcakta Sefere Gitmeyin!" Propagandasına En Güzel Cevap

İbadet Hayatımız

Fizîkî zorlukları mazeret olarak getirenlere; “Bu sıcakta sefere gitmeyin!” diye menfî propaganda yapanlara nasıl cevap verildi? Tebük seferinden ibretlik dersler...

Bütün meşakkatler ve zorluklar karşısında kulun dâimâ Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını tercih etmesi lâzımdır.

Bu hakikatin en sarsıcı misalleri Tebük’te yaşandı.

BU SICAKTA SEFERE GİTMEYİN!

Tebük zor bir seferdi.

  • Düşman, çevredeki bir Arap kabîlesi vs. değil, Bizans’tı...
  • Gidilecek mesafe çok uzundu. Aylarca sürecek bir yoldu...
  • Mevsim sıcaktı...
  • Hasat zamanıydı, bahçelerde iş vardı...

Bütün bu zorlukları bahane edenler, birtakım mazeretler uydurup sefere katılmayanlar oldu.

Yalanlar söyleyerek mazeret beyan eden münafıklar hakkında, şu ağır hitap nâzil oldu:

“...Onlardan yüz çevirin, çünkü onlar necistirler (yani leştir ve murdardırlar)!..” (et-Tevbe, 95)

Bundan sonraki seferlere, ganîmet umuduyla katılmaları da yasaklandı.

Fizîkî zorlukları mazeret olarak getirenlere;

“–Bu sıcakta sefere gitmeyin!” diye menfî propaganda yapanlara;

“–Cehennem daha sıcak!” cevâb-ı ilâhîsi geldi.

Dünya ile âhiret karşı karşıya geldiğinde; cehennemin sıcağı karşısında, dünyada hangi sıcaklıktan şikâyet edilebilir?..

Mahşerin zorlukları karşısında, dünyevî hangi zorluğun esâmesi okunur?..

Sırât’ın tehlikesi karşısında, dünyanın hangi tehlikesi bahse değer olabilir ki!..

Ebedî hayatı bir ummâna, engin bir deryâya benzetirsek; dünya onun karşısında bir damladan başka nedir ki?!.

Velhâsıl;

Kul, bu dünyada hep bir imtihan âleminde olduğunu hatırında tutacak. Dünya hayatının; dâimâ bir med cezir hâlinde, kolaylık ve zorluk imtihanlarıyla lebâleb dolu olduğunu unutmayacak. Kolaylıkta gevşemeyecek, zorlukta isyana düşmeyecek.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Temmuz, Sayı: 257