Bayezid-i Bistami Hazretleri’nin Keramet Karşısındaki Tavrı
Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri’nin kerâmet anlayışı ve Sünnet’e bağlılığı merkeze alan ibretli sözleri ve Dicle hadisesi anlatılıyor.
Bâyezîd-i Bistâmî -kuddise sirruh- şöyle der:
“Havada bağdaş kurup oturabilen birini görürseniz, o şahsın ilâhî emir ve nehiy hudutlarını koruduğunu, Sünnet’e tâbî olduğunu ve Hakk’ın hukûkuna riâyet ettiğini görmedikçe, bunun bir kerâmet olduğuna inanmayınız.”
BÂYEZÎD-İ BİSTÂMÎ HAZRETLERİ’NİN KERÂMETE BAKIŞI
Yine Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri şöyle anlatır:
Bir gün Dicle nehrinden karşı tarafa geçecektim. Yanına varınca Dicle’nin iki yakası, bana yol vermek için birleşti. Derhâl kendimi toparladım ve Dicle’ye şöyle dedim:
“Andolsun ki, ben buna kanmam. Zîrâ sandalcılar bir adamı yarım akçeye karşıya geçiriyorlar. Ama sen, otuz senelik amelimi istiyorsun! O hâlde mahşer için hazırladığım amel-i sâlihlerimi aslâ burada yarım akçe karşılığında ziyân edemem. Bana Kerîm lâzım, kerâmet değil!”
Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları