Yeni Dini ve İdeolojik Hareketler Gençleri ve Aileyi Nasıl Tehdit Ediyor?

İHTİSAS

İdeolojik ve yeni dini akımların özgürlük söylemleri arkasındaki gerçekler! Gençlik üzerindeki manipülasyonlar ve aile kurumuna yönelik tehditler.

Hazırlayan: Prof. Dr. Salih İnci

Tüm dini geleneklere göre insanın yeryüzündeki serüveni, erkek ve kadının yaratılması ve birbirlerine eş olmalarıyla başlamıştır.

Aile olarak tanımladığımız bu kutsal birliktelikteki amaç, hem soyun devamını ve korunmasını sağlamak, hem de yaratıcının emirlerine itaat ederek bu inancı ve değerleri sonraki nesillere aktarmaktır. Ancak 19. yy.’da birtakım yeni söylemlerle sosyal, siyasi ve dini referanslarla ortaya çıkan bazı “İdeolojik Hareketler”in aileye bakışı, geleneksel dini düşünceden farklı olmuştur. 19. yy.’daki “Yeni Dini Hareketler” de bu ideolojik bakış açısıyla ortaya çıkan akımlardan birisi sayılabilir.

YENİ DİNİ HAREKETLERİN LİDERLERİ GENÇLERİ NASIL MANİPÜLE EDİYOR?

Yeni dini hareketler; çok bileşenli, içinde çok çeşitli inanç ve eğilimleri barındıran akımlardır. Bunlar; kült, zararlı örgütler, yeniçağ dinleri, gençlik dinleri ve tarikatları, spiritüel akımlar, gibi farklı isim ve oluşumlar olarak da anılmaktadır. (Hatta bazı tasnifler de deistler, yoga, reiki ve meditasyon grupları da bunlar arasında sayılmaktadır.) (Turan, 2022, ss. 7-8; Küçükkural vd., 2021).

Aile Kurumuna Yönelik Tehditler ve Zararlı Akımlar

Bunların bir kısmı, örneğin, Mormonlar, Adeventistler, Amişler, Yehova Şahitleri vb. aile kavramını önemsemekte, aileyi ve nesli tehdit ettiği için içkiye, zinaya, uyuşturucuya, silah kullanmaya karşı durmaktadırlar. Ancak daha yaygın olan bir diğer kısmı ise aile kurumuna ve geleneksel değerlere zarar verecek potansiyel fikirlere sahiptirler.

Bu yapılar, “tabuları yıkmak” gibi kulağa hoş gelen özgürlükçü söylemlerinin yanı sıra, beyin yıkama olarak nitelendirilen uygulamaları, uyuşturucu kullanımını ve bağımlılığını, nikâhsız birliktelikleri ve farklı cinsel yönelimleri teşvik eden yaklaşımları, baskın feminen karakterleri, kurtarıcı beklentilerini, sözde karizmatik liderlere bağlılık anlayışını, ateist düşünceleri ve sırlarla örülü, gizemli yapıları gibi çeşitli özellikleri nedeniyle aile kurumunu hedef alan birer tehdit oluşturmaktadır. Bu bağlamda, aşırı uç örneklerin hepsini burada saymamız mümkün olmasa da Satanizm, Real Hareketi ve Tanrının Çocukları gibiler bunlardan bazılarıdır.

Alternatif Aile Vaadi ve Lider Psikolojisi

Bu grupların bir kısmı dönemsel olarak üye sayılarını artırırken bir kısmı da azalmaktadır. Bu yönüyle uzun süreli ve kalıcı olmasalar da gençler için cazip gelen söylem ve eylemleri ile özellikle sosyal medya, sinema vb. gibi alanlarda daha görünür olmaktadırlar. Böylelikle bunlar inanç istismarı ile prim yapmaya çalışan sosyal iletişim ağları için son derece karlı ve kolay imkanlar yaratmaktadır. Bu durum, potansiyel hazır müşteri konumundaki hayattan beklentilerinin karşılanmadığını düşünen, gelecek kaygısı taşıyan gençler için alternatif ortamlar sunmaktadırlar (Pınarbaşı, 2022, ss. 191-220).

Bu grupların en temel hedef kitlelerinden biri toplumda veya ailesinde ilgisizlikten dolayı itibar görmediğini, kendisinin önemsenmediğini düşünen gençlerdir. Bunun farkında olan gruplar kendilerini “alternatif aile birlikleri” olarak takdim etmektedirler (Turan & Battal, 2015, s. 136).

Bu hareketlerin karizmatik görünen liderlerinin birçoğu, gençlerin içinde bulundukları bu hali kendi hayatlarında tecrübe ettiklerinden dolayı, muhataplarının zayıf yönlerini bilmekte ve buna göre yaklaşmaktadırlar. Zira araştırmalar bu liderlerin bazılarının; paranoyak bir ruh haline sahip, yalnızlık ve yoksunluk yaşamış, küçüklüğünde istismara uğramış, kimlik çözülmesine maruz kalmış, kuruntulu, narsist eğilimli, çocukluk korkuları olan, çevresinden sevgi yoksunu kişiler olduklarını göstermektedir.

YENİ DİNİ HAREKETLER GENÇLERİ İSTİSMAR EDİYOR?

Sonuçta potansiyel adaylara ve üyelerine kendi aile bağları yerine grup bağları ikame edilmeye çalışılmaktadır. Bunu yaparken de üyelerinden ailesi, akrabası, eski arkadaş çevresiyle ilişkilerini koparmaları, bir bakıma geçmişini formatlayarak adeta hayata yeni bir başlangıç yapmaları istenmektedir. Geçmişe ve geleneğe muhalif olmak bir yönüyle kişinin içinde yetiştiği ailenin ve toplumunun değerlerine muhalif olması anlamına gelmektedir.

Gençlerdeki “muhalif olma” duygusunu kullanan bu hareketler genel olarak kendilerini ya doğrudan ya da dolaylı olarak geleneksel ana dini yapılara muhalif olarak tanımlamaktadırlar. Bu ise arayış içinde bulunan gençler için cazip bir alternatif oluşturmaktadır. Bu tür akımları cazip gösterenler, modern dönem gençliğin beklentilerine ve ihtiyaçlarına uygun bir ortam yaratarak karşısında potansiyel müşterisi olan kişilere farklı sunumlar ve adlarla bunları pazarlamaktadırlar. Nitekim bu hareketler konunun uzmanlarınca “Pazar odaklı, inanç boyalı hareketler” olarak tanımlanmaktadır (Turan, 2024). (Konunun uzmanı akademisyen Süleyman Turan’la yapılmış uzun bir video söyleşisi için bkz. https://www.youtube.com/watch?v=9zgDaA51z9s&t=3154s)

Haz Odaklı Tuzaklar ve İstismar Türleri

Bunların en büyük silahı gençlere yönelik “haz” odaklı faaliyet olmalarıdır. Örneğin ABD ortaya çıkmış olan Tanrının Çocukları Hareketi adlı bir yapı “kadınlı erkekli” eğlence programlarında boy gösteren düzgün fizikli insanları kullanmakta, onların cinselliklerini ön plana çıkararak “Flörtle Balık Avlama” stratejisi ile bir nevi muhataplarını “avlamakta”dırlar. (Turan, 2019, ss. 12-13, 23).

Bu tarz bize Türkiye’de yakın zamanda bir ifsat hareketi olarak ortaya çıkmış olan ve kamuoyunda “Kedicikler” olarak da bilinen bir grubu akla getirmektedir. Dolayısıyla bu yapıların siyasi, politik hatta istihbari/ajanlık gibi maksatlarla manipüle edilen yurt içi ve yurt dışı bağlantılarının da olabileceği unutulmamalıdır.

Bu hareketler muhataplarının başta dini duyguları olmak üzere pek çok açılardan istismar ederek büyümekte ve gelişmektedirler. Bu istismar türleri ekonomik, cinsel, fiziksel, duygusal ve psikolojik istismarlar olarak sıralanmaktadır. Örneğin aile ile olan ilişkileri bağlamında bu gruplardan bazıları gençlerin aile, yakınları ve eski geçmişiyle ilişkisini kesmelerini istemektedirler. Bunların tuzağına düşen gençler, aileleri tarafından reddedildiklerinde veya bir şekilde ailelerine dönemediklerinde bu hareketlere katılmak zorunda kalmaktadırlar.

Baskı, Şantaj ve İtaat Mekanizmaları

Muhatap aldıkları gençlere beyin yıkama seansları uygulamakta; grup üyelerini aldatmaya ve yalan söylemeye yönlendirmekte; hareketin katı disiplinine uymayanları diğer üyelerin önünde aşağılamakta, onlara hakaret etmekte, bağırmakta, onları tehdit etmekte, yüksek ses ve ışığa maruz bırakmakta, hatta sopa benzeri aletlerle darb etmektedirler. Ayrıca toplu itiraf seanslarında elde ettikleri özel bilgileri daha sonra şantaj malzemesi olarak da kullanmaktadırlar (Turan, 2023, s. 69 vd).

Bu nedenle bu tür oluşumlara karşı dikkatli olunmalıdır. Bazıları başlangıçta dinî ve ahlaki amaçlarla ortaya çıkmış olabilir. Ancak zamanla kendilerini dinî ve ahlaki değerlerin, kutsal sınırların ve hukukun üzerinde konumlandırabilirler. Bu yapılar (ülkemizde FETÖ terör örgütü örneğinde de görüldüğü üzere) mensuplarından kurtarıcı, Mesih ya da ideal önder olarak sundukları karizmatik liderlerine kayıtsız şartsız bağlılık talep edebilirler.

Buna karşılık yalnızca kendi üyelerine dünyevî ve uhrevî kurtuluş vadederek adeta ayrı bir din görünümü kazanabilirler. Mensuplarından genel dinî, ahlaki ve hukuki ilkelere aykırı davranmalarını istemeleri ve bu eylemleri gizlilik içinde yürütmelerini öğütlemeleri vb tavırları nedeniyle, söz konusu yapılara karşı uyanık olmak gerekir.

"ÖZGÜRLÜK" VAADİNİN ARKASINDAKİ DESPOTİK GERÇEKLER NELERDİR?

Öte yandan din ve değer karşıtı olan bu oluşumlardan bazıları da özellikle gençlere yönelik olarak “tabuları yıkmak” gibi ilk bakışta cazip görünen sözde özgürlükçü söylemler geliştirmektedir. İnanç ve değerleri aşındıran; uyuşturucu kullanımını, nikâhsız birliktelikleri ve dinî-ahlaki bakımdan meşru kabul edilmeyen cinsel yönelim ve davranışları teşvik eden bu tür yapılara karşı da dikkatli olunmalıdır.

Özellikle modern çağın sihirli sözcüğü olan “özgürlük” (!) kavramıyla gençleri tuzağına düşüren grupların aslında en katı despotik kuralcı yapılar oldukları unutulmamalıdır. Zira bu yapıların, üye kazandıktan sonra onları hareket içinde tutmak için maddi manevi fiziki psikolojik şekillerde akıl almaz uygulamalara gittikleri yapılan araştırmalarda ortaya konulmuştur.    

Kaynaklar:

  • Küçükkural, Ö., Cengiz, K., & Gür, H. (2021). Türkiye’de Spiritüel Arayışlar. İletişim Yayınları.
  • Pınarbaşı, G. (2022). Yeni Çağ İnançlarının Facebook Üzerinden Astrolojiyi Kullanma Biçimleri. İçinde S. Turan (Ed.), Yeni Dini Hareketler ve Misyonerlik Eğitim Yayınevi.
  • Turan S. & E. Battal (Ed.), Yeni Dini Hareketler Ansiklopedisi (2. Baskı), 2024. Okur Akademi.
  • Turan, S. (2019). Bedenin Din Namına İstismarı: Tanrı’nın (Yaramaz) Çocukları Ve ‘Flörtle Balık Avlama. Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, 19(1), 9-52.
  • Turan, S. (2022). Yeni Dini Hareketler ve Misyonerlik Üzerine. İçinde S. Turan (Ed.), Yeni Dini Hareketler ve Misyonerlik (s. 368). Eğitim Yayınevi.
  • Turan, S. (2023). Abusionem—Yeni Dini Hareketlerin İstismar Dünyası. Okur Akademi.
  • Turan, S. (Direktör). (2024, Nisan). Yeni Dini Hareketler ve İstismar (Video söyleşisi https://www.youtube.com/watch?v=9zgDaA51z9s&t=3154s) [Video kaydı].
  • Turan, S., & Battal, E. (2015). Yeni Dini Hareketlerin Aile Yapıları Üzerindeki Etkileri. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 1(1), 135-149.