Sadakada Övülmüş 10 Haslet

İbadet Hayatımız

Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretleri'nin sadaka ile ilgili tavsiyeleri nelerdir? Sadakanın dünyada 5 ahirette 5 olmak üzere 10 övülmüş haslet nedir?

Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretleri buyurur:

“Az veya çok, mutlaka dâimâ sadaka vermeni tavsiye ederim. Zira sadakada on övülmüş haslet vardır ki, beşi dünyada beşi âhirettedir:

Dünyadaki beş haslet şunlardır:

Birincisi: Sadakanın malı temizlemesidir. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurdu:

“–Ey tüccar topluluğu! Muhakkak ki alışverişe yalan ve yemin bulaşır. Bunun için siz de ona sadaka karıştırınız!” (Ahmed, IV, 6; Ebû Dâvûd, Büyû‘, 1/3326)

İkincisi: Sadakanın nefsi ve bedeni günahlardan temizlemesidir. Allah Teâlâ (Tebük seferinde geri kalanlar hakkında) şöyle buyurmuştur:

(Ey Habîbim!) Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günahlardan) temizlersin, onları arındırırsın!..” (et-Tevbe, 103)

Üçüncüsü: Sadakanın belâ ve hastalıkları uzaklaştırma faydası vardır. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuştur:

“…Hastalıklarınızı sadaka ile tedavi edin…” (Ebû Nuaym, Hilye, II, 10; IV, 237)

Dördüncüsü: Sadakada, yoksulları sevindirmek vardır. Amellerin en fazîletlilerinden biri de, mü’minleri sevindirmektir.

Beşincisi: Sadaka sayesinde mal bereketlenir, rızık genişler. Âyet-i kerîmede buyurulur:

“…Siz (Allah için) ne infâk ederseniz; O (Allah), onun yerine başkasını verir…” (Sebe’, 39)

Âhiretteki beş haslet ise şunlardır:

Birincisi: Sadaka; sahibi için, o şiddetli sıcakta gölge olacaktır.

İkincisi: Sadaka, kulun hesabını kolaylaştırır.

Üçüncüsü: Mîzanda hasenat terazisinin ağır gelmesine fayda sağlar.

Dördüncüsü: Sırat’tan geçişe faydası olur.

Beşincisi: Cennette dereceleri yükseltir.

Semerkandî Hazretleri’nin kısaca temas ettiği hadislerden biri şöyledir:

Fahr-i Kâinât Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e bir adam gelip;

“–İnsanların Allâh’a en sevimlisi hangisidir? Amellerin Allâh’a en sevimlisi hangisidir?” diye sordu.

Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

“–İnsanların Allah Teâlâ’ya en sevgilisi, insanlara en faydalı olandır.

Amellerin Allah Teâlâ’ya en sevgilisi ise;

  • Bir müslümanı sevindirmendir veya;
  • Onun bir sıkıntısını gidermendir. Yahut;
  • Onun bir borcunu ödemendir. Veyahut;
  • Onun açlığını gidermendir.

Bir mü’min kardeşimin ihtiyacı için onunla beraber yürümek, bana şu mescidde (Mescid-i Nebevî’de) bir ay îtikâfta kalmaktan daha sevimlidir.

Kim öfkesini tutarsa, Allah onun ayıplarını örter.

Kim -istese öfkeyle hareket edebileceği hâlde- gayzını yutarsa, Allah onun kalbini kıyâmet günü ümitle doldurur.

Kim kardeşinin bir ihtiyacı için, halloluncaya kadar onunla yürürse; Allah, ayakların kaydığı gün, onun ayağını sâbit tutar.” (Taberânî, Kebîr, XII, 346)

Dînimizde; seyyieleri, günahları ve kötülükleri dâimâ işlenecek hasenelerle, hayırlarla telâfî etmeye çalışmak emredilmiştir.

Âyet-i kerîmede buyurulur:

“…Haseneler / iyilikler kötülükleri (günahları) giderir…” (Hûd, 114)

Âyet-i kerîme, öncelikle namazdan bahsetse de, hasenât husûsunda umûmîdir.

Elbette kılınan namazlar veya sadakalar, yapılan hayır ve hasenatlar, doğrudan kul hakkını sildirmezse de;

  • Allâh’ın rahmetini celbederek, gazabını söndürür.
  • Cenâb-ı Hakk’ın, mahşer yerinde; kul hakkına giren ile hak sahibi arasına girip, hak sahibine, affettiği takdirde mükâfatlar bağışlayarak yardımcı olmasını sağlayabilir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2025 Ay: Temmuz, Sayı: 245