Neden Amellerimize Güvenmemeliyiz?

Sorularla İslam

Neden amellerimize güvenmemeliyiz?

Çünkü amel de Allah'ın bir lütfu bize. Yani Allah'ın bize verdiği imkânları, Allah'ın bize vermiş olduğu irade ile Allah'ın muradına uygun olarak kullanmamız Allah'ın bize bir lütfudur. Yani her şey O'ndan olduğu için, her şey O'ndan geldiği için O'ndan gelen bir şeyi O'na vermek bir şey yaptığımız anlamına gelmez. Yani dolayısıyla akar bir su var. O akan suyun akış istikametine doğru bir bardak su döktüğünüzde o akar suya bir fayda sağlamış olmazsınız. Sadece siz kendi basit bir tasarrufunuzla o akarsuyun istikameti doğrultusunda olduğunuzu göstermiş olursunuz. Binalealeyh, her şeyimizi Allah'a borçluyuz.

Nimetlerin Farkında Olmak

Yani bir insan bir yerde çalışıyor. Sabah 8, akşam 6 mesai yapıyor. Bunun karşılığında da ortalama bir maaş alıyor ve o aldığı maaşla ancak kendini geçindirebiliyor. Kirasıydı, yemesiydi, içmesiydi, geriye bir şey kalmıyor. Yani karın tokluğuna bir iş görüyor. Buna rağmen "Allah razı olsun" diyor, "bu iş imkânını bana verdi" diyor. Ama bir de düşünün; o aldığımız yemekleri yiyebilecek bir ağız, sindirebilecek bir sindirim sistemi, aldığımız hava, verdiğimiz hava yani envai türlü nimetler Cenab-ı Allah bunun anlık faturasını bize kesecek olsaydı bizim o faturayı ödeyebilme imkânımız yok.

Hani meşhur bir hikâye anlatırlar; amcanın bir tanesi nefes darlığından dolayı yoğun bakıma kaldırılmış. Efendim bir gün yoğun bakımda suni teneffüs cihazına bağlı kalmış. Fatura 10.000 lira kesmişler. Fatura 10.000 lira denince amca ağlamış. Veznedar çocuk da "Amca demiş, imkânın yoksa taksit yapalım, yardım edelim." "Yok ondan ağlamıyorum yavrum" demiş. "Yani bir gece yattık 10.000 lira, üç beş nefes aldık diye fatura kestiniz. Ben 80 yaşındayım. 80 yıllık nefesimin Cenab-ı Allah faturasını kesecek olsa ben bunu nasıl öderim diye ağlıyorum." Dolayısıyla insanoğlu sahip olduğu nimetlerin farkında değil.

Bir Nefes Sıhhat

Mesela ne nimetler içerisindeyiz! Sayısız konuşuyoruz mesela. Yani düşünün bazen böyle konuşma yetisini kaybetmiş olan abilerimiz, kardeşlerimiz nasıl çırpınıyor bir cümleyi ifade edebilmek için? Şimdi rahat rahat konuşuyoruz, ahkâm kesiyoruz, laf kalabalığı yapıyoruz. Bir cümlede ifade edilecek şeyi yarım saat döndür anlatıyoruz. Niye? Allah konuşma kabiliyeti vermiş. Yani bu kabiliyeti kullanmak lazım diye. Ama gün geliyor bir kelimeyi söyleyebilmek büyük bir mesele haline geliyor. Onun için Sultan Süleyman diyor ki: "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi." Demek ki bir nefes sıhhatin karşılığını verebilecek bir imkânımız yok.

Dünya Bir İmtihan Yurdu

Onun için Allah bizden ibadet etmemizi istemiş. 7/24 ibadet etsek neyin karşılığı olur? O ibadeti yapabildiğimiz için de bir daha Allah'a şükretmemiz lazım. Değil mi? Allah'ın nimetleri içerisinde yüzen nice kâfirler var; nefes alıyor, Allah'ın bütün nimetlerini tepe tepe kullanıyor. Ama lafa geldiğinde de "Allah neymiş, öyle bir şey yok" diyor. Şimdi Cenab-ı Allah bu herifin yaşamasına müsaade ediyor. Niye? Çünkü Efendimiz buyuruyor ki: "Allah dünyaya bir sivrisineğin kanadı kadar değer verseydi, kâfire bir bardak su nasip etmezdi." (Tirmizî, Zühd, 13) Yok, bu dünyanın bir değeri yok. Bu dünya bir imtihan yurdu. Bu imtihanda herkes bir şeyler yapıyor ama yaptığımız ne kadar iyilik olursa olsun, dinimizi iyi anlayabilen biri şunu net olarak görüyor ki Allah kendisi için bizden hiçbir şey istemiyor.

Allah Samed'dir

Yani diyelim ki dünyada 8-9 milyar insan var. Bu 9 milyar insanın hepsi Hz. Peygamber (s.a.v.) efendimiz gibi Allah'a kulluk yapıyor olsalar, Allah'ın şanına, yüceliğine bir fazlalık sağlayabilirler mi? Yok. Bu 9 milyar insanın tamamı Firavun gibi, Nemrut gibi azılı kâfir olsa Allah'ın kudretinden bir şey eksilir mi? Yok. Onun için Hz. Peygamber Efendimiz bunun farkında. Ondan dolayı diyor ki: "Ben ne kadar kulluk yaparsam yapayım, yaptığım bütün kulluk benim. Kendim için yapılan bir şey nihayetinde, Allah'a sağladığım bir artı yok." Allah Samed'dir, hiçbir şeye muhtaç değil. Cenab-ı Allah Samed'dir; yani hiçbir şeye ihtiyacı yok. Sabahtan akşama kadar tespih çeksen Allah'ın bundan bir yararı yok. Niye o zaman Allah bize tespih çektiriyor? O bizim Allah'ı anmakla bizim değerimiz artıyor. Ondan dolayı bunda şaşılacak bir şey yok. Efendimiz (s.a.v.)'in durduğu yerde durabilmek önemli, O'nun izinden gidebilmek önemli.