Minnetle Değil Teşekkür Edasıyla Verilen İnfakın Önemi
Zekât ve sadaka verirken nelere dikkat etmeliyiz? Ebû Semerkandî Hazretleri bu hususta nasıl uyarıyor? Fakirin zenginin malındaki hakkı nedir? En çirkin hırsızlık nedir? Merhum Hace Musa Topbaş Efendi'nin infak hassasiyeti nasıldı? Osman Nuri topbaş Hocaefendi anlatıyor.
(Aşağıdaki metin videonun kısa bir özetidir. Vaazın tamamı ve tüm detayları için videoyu izleyebilirsiniz.)
Onlar zekâtlarını verirler ve infak ederler. Zekât, müminin borcudur. Malın zekâtı verildiğinde, o mal üzerindeki borç ödenmiş olur. Topraktan çıkan ürünlerin öşrü de aynıdır; o da bir zekâttır. Zekât verirken minnet altına bırakmadan, bir teşekkür edasıyla vermek gerekir. Zira o olmasa, kime vereceksin farz olan zekâtını, nereden kazanacaksın?
Ebû Semerkandî şöyle der: “Alana teşekkür edersen, veren onun dünyevî ihtiyacını görmüş olur; Allah da veren kulun uhrevî ihtiyacını görür.”
Cenâb-ı Hak buyurur ki: “Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe hayrın kemaline erişemezsiniz.” ( Bknz. Âl-i İmrân, 3/92)
Yine Cenâb-ı Hak buyurur: “...Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanları, elem verici bir azapla müjdele.” (Bknz. Tevbe, 9/34)
Bu ayetin tefsirinde şöyle buyrulmuştur: Eğer zekât kâfi gelmez ve Müslümanlar zor durumda olursa, zekâtın ötesinde de infak etmek gerekir.