Kaş Aldırmak veya Estetik Ameliyat Caiz mi?

Sorularla İslam

Kaşın ortasını aldırmanın caiz olduğunu söylüyorlar. Kaş aldırmak veya estetik ameliyat caiz mi? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Cenâb-ı Allah insanı yarattı; “Ben insanı topraktan, çamurdan yarattım.” buyuruyor. Rivayetlere göre insanın başı, özellikle Cenâb-ı Allah’ın bizzat kendisinin hamurunu yoğurduğu bir organdır. İnsanı yarattıktan sonra da “Bana ait olan ruhtan insana üfürdüm.” diyor. Böylelikle insan, Cenâb-ı Allah’a ait olan —ki her şey Cenâb-ı Allah’ındır, çamur da toprak da her şey Allah’a aittir, Allah’ın mülkündedir— o ruhtan üflenmek suretiyle insan sûretine geliyor. Cenâb-ı Allah, “İnsanı yarattım ve tesviye ettim.” diyor. Tesviye etmek, yani en mükemmel sûrete getirmek demek.

Şimdi özellikle de bu meselelerle ilgili hikmet boyutunu anlatan hocalarımız diyorlar ki: Dünyada çok değerli ressamlar var; işte bir tablo 1 milyon liraya, 1 milyar liraya, 10 milyar liraya, 1 trilyon liraya satılan çok dünyaca ünlü ressamların tabloları var. Bu tablolara biri kalkıp da kendine göre birtakım rötuşlar yapsa, çizimler ilave etse, “Bu ressam bu kaşı güzel yapamamış.” diye kaşın altına üstüne inceltmeler, kabartmalar yapmaya kalksa kıyamet kopar. Ya sen… Hatta adam cami yapıyor; mimar diyor ki: “Caminin hiçbir yerinde değişiklik yapamazsın, bana sormadan.” Ya kardeşim, sana bunu çizdirdik, parasını verdik; şimdi şuradan şuraya bir kablo çekmek lüzum etti, bunu da mı sana soracağız, bunu da mı pazarlık konusu yapacağız? “Öyle.” diyor, “Bu benim eserimdir; benden izinsiz buna müdahale edemezsin.”

İnsan, Cenâb-ı Allah’ın en müstesna eserlerindendir. Çünkü Cenâb-ı Allah insanı ahsen-i takvîm ile, en güzel sûrette yaratmıştır (Tîn, 95/4). Allah insana bir sûret vermiş, bir portre vermiş. Allah’ın bu portresinde, Allah’ın müsaadesi olmayan bir müdahale söz konusu olmaz. Yani “Benim burnumu Allah böyle yapmış, beğenmiyorum, değiştireyim; dudağıma şunu yapayım; kulağımı küçülteyim, büyülteyim; yanaklarıma şunu yapayım; şakaklarıma bunu yapayım; kaşıma şunu yapayım; kirpiğime bunu yapayım.” türünden, Allah’ın resminin üzerinde birinin kalkıp da oynama yapması asla kabul edilebilecek bir şey değildir.

Ama bakıyorsunuz şimdi, vücudunun her bir santimetrekaresine bir şeyler yapmış; bununla da kendisinin bir şey yaptığını düşünüyor. Dövme yaptırmış, çizdirmiş etmiş; ortaya acayip, garip bir şey çıkmış. Yani sanki boyaları yere dökmüşsünüz de bir sulu boya tablosu çıkmış. “Ben böyle kendimi iyi hissediyorum.” Kardeşim, bu vücut senin değil ki; bu yüz senin değil ki. Bu sana emanet olarak verilmiş, Allah’ın yapısı. Binaenaleyh, Allah’ın yapısını korumakla mükellefiz. Bundan dolayı ne ortasına ne kenarına ne kıyısına müdahale edilmez.

MÜDAHALE EDİLECEBİLECEK DURUMLAR 

Şu kadar var ki, bakıyoruz mesela Cenâb-ı Allah bazı kullarına imtihan olarak hastalıklar vermiş, birtakım anormallikler vermiş. Yani herkesin beş tane parmağı var; bakıyorsunuz birinde altı tane parmak var. Bu altı parmak, insan yapısındaki bir anormalliktir. Evet, Allah yaratmış; ama Cenâb-ı Allah 100 kulundan 90’ını beş parmaklı yaratmış da bir kısmı altı parmaklı olmuş. İşte bu altı parmak anormal olduğu için, normalin dışında olduğu için buna müdahale edilerek normale çevrilebilir. Bu, fıtrata müdahale olmaz; aksine fıtrata döndürme olur.

Yine aynı şekilde, yüzde 99’unda kaşların ortası açıkken, bir kısım insanlarda kaşlar birbirine girmiş olabilir. Bunu görenler dalga geçebiliyor, alay konusu yapabiliyor. Burada da o kaşı normale çevirmek, bir anormalliğin tedavisi olarak değerlendirilir. Mesela bir hanım kardeşimizin yüzünde sakal veya bıyık çıkması… Kadınlarda Cenâb-ı Allah sakal-bıyık yaratmamış; ama hormonal bir bozukluk sebebiyle çıkmış. “Sakal kesmek haramdır, sen nasıl keseceksin?” denmez. Erkeklere sakal kesmek haramdır; fakat kadınlarda sakal varsa onu temizlemek, izale etmek gerekli hâle gelir. Çünkü hanım hanım gibi, erkek erkek gibi bir fıtrata sahip olmalıdır.

Şeytan Nasıl Kandıracak?

İşte bir zamanlar bu tür işleri yapanlar fuhuş yaptıkları için bunu yapıyorlardı; artık fuhuş yok, yerine başka şeyler var; binaenaleyh bu tür müdahaleler serbesttir türünden ifadeler, bunlar boş ve temelsiz sözlerdir. Cenâb-ı Allah insanı en güzel sûrette yaratmış ve şeytan da Cenâb-ı Allah’a kafa tutup insanı yoldan çıkaracağını ifade ederken: “Ben onlara emredeceğim, Allah’ın yaratışını değiştirecekler.” demiştir (Nisâ, 4/119). Yani Allah şöyle yaratmış, kullar beğenmeyecekler.

Hakikaten de bugün bakıyorsunuz, özellikle gençler burnunu beğenmiyor, kulağını beğenmiyor, yanağını beğenmiyor, dudağını beğenmiyor; sürekli estetik cerrahi peşinde koşuyor. Bu beğenmeme bir kere başladı mı bunun sonu gelmiyor. Onun için Hazreti Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz bize aynaya baktığımızda: “Allah’ım! Yaratılışımı güzel yaptığın gibi ahlâkımı da güzel yap.” diye dua etmemizi tavsiye ediyor (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 403).

Böylelikle insan, “Beni Allah en mükemmel sûrette yarattı.” diye kendine telkinde bulunmuş olur. Yoksa birilerinin bize bakarak burnumuzla, yanağımızla, kaşımızla ilgili bir beğenmezlik ortaya koyması neticesinde kendimizle ilgili bir endişeye düştük mü bunun sonu gelmez. Bir kere estetiğe başlayan, peşini getiriyor. Bunun için o ilk teşebbüse müsaade edilmiyor.

Anormallik Olduğunda Tedavi İçin Müdahale Edilebilir

Evet, dişlerde anormallik olduğunda tedavi için müdahale edilebilir. Ama çoğunlukta bulunan normal yapıya sahip birinde “anormallik var” diyerek müdahale etmek doğru değildir. Buna karşılık süs olan bazı şeyler vardır. Mesela sürme çekmek; erkek olsun kadın olsun helal dairesinde kullanıldığı sürece teşvik edilen bir şeydir. Yine evli bir kadın, eşine güzel görünmek için makyaj yapabilir; bu da tasvip edilen bir durumdur. Ancak yüzde kalıcı olan müdahaleler asla doğru değildir.

Dolayısıyla eğer bir anormallik varsa bu düzeltilebilir; ama normal bir yapıya müdahale etmek doğru olmaz.

Bu konuda, “Plastik cerrahiyi uygulayan doktorların vebali var mıdır?” sorusuna gelince: Tedavi amaçlı olmayan, sadece güzel görünmeye yönelik işlemlerde —ki güzelliğin de sabit bir ölçüsü yoktur— bu tür operasyonları yapanlar da sorumludur. Çünkü bir günaha yardım etmek de günahtır. Eğer bir şey günahsa, ona yapılan her türlü destek de günah kapsamındadır.

Ama bir kimsenin burnunda kemik vardır, nefes almakta zorlanıyordur; o kemik alınır, nefesi rahatlar. Bu esnada burnunda bir düzelme de meydana gelirse, bu tedavi amaçlı olduğu için hem yapmak hem de buna yardımcı olmak sevap ve insanlığa hizmet olarak değerlendirilir. Ancak tıbbî bir gerekçesi olmayan, tamamen keyfî ve estetik amaçlı müdahaleler kim tarafından yapılırsa yapılsın, o günaha ortak olunmuş olur.