İstidlâl Nedir, Çeşitleri Nelerdir?

NE NEDİR?

İstidlâl nedir? İstidlâlin çeşitleri, akıl yürütme yöntemleri ve kelâm ilminde kullanılan deliller ele alınıyor.

“Delil aramak, delil kullanmak, delile başvurmak” demek olan istidlâl daha önce bilinen ön bilgileri usûlüne uygun bir şekilde düzenleyerek bilinmeyen bir sonuca varmaya, yeni bilgilere ulaşmaya denir.

İSTİDLÂL ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Mantık ilmine göre üç çeşit istidlâl vardır:

a) Kıyas (dedüksiyon, tümdengelim):

Genel ve küllî önermeler vâsıtasıyla, cüz’î bir önerme elde etmeye ve böylece yeni ve cüz’î bir sonuca varmaya “kıyas (ta’lîl, dedüksiyon, tümdengelim)” denir. Kıyas, şartlarına uygun olarak yapılırsa kesinlik ifâde eder. Örnek: Bu âlem değişmeler halindedir (küçük önerme). Her değişme halinde olan şey hâdistir (büyük önerme). O hâlde bu âlem de hâdistir (sonuç).

b) İstikrâ (Endüksiyon, tümevarım):

Özel ve cüz’î önermelerden genel ve küllî hükümlere varmaya “istikrâ (endüksiyon, tümevarım)” denir. İstikrâda esas olan cüz’îden küllîye varmaktır. İstikrâ, bütün cüz’îleri kapsarsa buna “Tam İstikrâ” denir. Tam istikrâ, kesinlik ifâde eder. İstikrâ, bazı cüz’leri (türleri) incelemekle yetinilerek yapılmışsa, buna “Eksik İstikrâ” denir. Eksik istikrâ, zan ifâde eder.

Tam istikrâ, çok zor olduğundan, müsbet ilimlerde çoğunlukla eksik istikrâ kullanılır. Bundan dolayı müsbet ilimlerde varılan sonuçlar çoğunlukla zannî olup kesin değildir, değişkendir. Bunun için bir çok ilmî teoriler zamanla değişmektedir.

İstikrâya örnek: Demir, bakır, çelik… madendir. Demir, bakır, çelik… ısıyla uzar. Sonuç; o hâlde bütün madenler ısıyla uzar.

Bu örnekte, birkaç madendeki ısıyla uzama özelliği bütün madenlere teşmil edilmiştir. Ama belki bir gün ısıyla uzamayan bir maden bulunabilir. Bu sebeple eksik istikrâ ile elde edilen bilgiler zannîdir, kesin değildir.

c) Temsil (analiz):

Bir cüz’înin hükmünü diğer bir cüz’îye vermeye “Temsil (Analoji)” denir. Bu tür bir istidlâlle elde edilen bilgilerin de zan ifâde ettiği açıktır. Temsile örnek: Su bir sıvıdır, ısıyla buharlaşır. Pamukyağı da bir sıvıdır. O hâlde pamukyağı da ısıyla buharlaşır. Bu örnekte olduğu gibi temsilde, bir cüz’înin hükmü bir başka cüz’îye verilir.

Sonuç olarak akıl, çeşitli istidlâl (akıl yürütme) yollarıyla insanı bilgiye ulaştıran vâsıtalardan biridir.1

KELÂMCILARIN KULLANDIĞI BAZI İSTİDLÂLLER

Kelâm kitaplarında kullanılan istidlâller çoktur. Bunların belli başlıları şunlardır:

1) Bir konuda düşünülebilecek ihtimallerin sıralanması: Bir konuda çeşitli ihtimaller ortaya konur. Bunlardan bâtıl ve geçersiz olanlar açıklanır. Geriye kalan ihtimalin doğruluğu isbât edilmiş olur. Meselâ; âlemin kadîm olmadığının isbatlanması halinde onun hâdis olduğu ortaya çıkmış olur.

2) Gâibin şâhide kıyas edilmesi: Bu, idrâk sahamız içindeki bir husûsun hükmünü, aralarındaki illet benzerliği sebebiyle idrâk sahamız dışındaki bir husûsa da vermektir. Meselâ; kendisinde ilim sıfatı bulunana âlim denir. Allah Teâlâ kendisinin âlim olduğunu bildirdiğine göre O’nun da ilim sıfatıyla muttasıf olduğu anlaşılır.

3) Bir şeyin sıhhati ve fesâdıyla, benzeri bir şeyin sıhhati ve fesâdına hükmedilmesi: Meselâ, Allah Teâlâ’nın bugün şerîkinin olması nasıl imkânsızsa, geçmişte de aynı şekilde şerîkinin olması imkânsızdır.

4) Dilin kelimelere verdiği belli anlamlarla istidlâl edilmesi: Meselâ, insan denilince iki ayaklı, konuşan, düşünen bir canlının anlaşılması, ateş denilince yakıcı bir şeyin anlaşılması gibi.

5) Aklî hükümlerin bir kısmına, şer’î hükümlerin tamamına Kitap, Sünnet, icmâ gibi şer’î delillerle istidlâl olunması.2

Dipnotlar:

  1. Bk. Ali Arslan Aydın, a.g.e., s. 88-91.
  2. Ahmed Saim Kılavuz, Anahatlarıyla İslâm Akâidi ve Kelâm’a Giriş, İstanbul, 1987, Ensar Neşriyat, s. 327.

Kaynak: Prof Dr. Mehmet Bulut, Delilleriyle İslam Akaidi, Erkam Yayınları