İllâ Bir Tarîkata Girmek Lazım mıdır? Tarîkat Bu Kadar Önemli mi? Tasavvufsuz Olmaz mı?

Tasavvuf

Halk arasında illâ bir tarîkata girmenin lüzûmuna sıklıkla vurgu yapılmaktadır. Tarîkat bu kadar önemli midir? Tasavvufsuz olmaz mı? İşte kısaca cevapları...

Evet, halk arasında bu tür konuşmalar yapılmaktadır. Ancak bunlar bilinçli değerlendirmeler değildir.

Tasavvufla, tarîkat kasdediliyorsa herkesin tarîkata girmesi diye bir zorunluluk yoktur. Çünkü tarîkat özel bir yöneliştir. Fakat tasavvufun geneli kasdedilerek böyle bir zarûretten bahsediliyorsa bu, bir anlamda doğrudur.

Tasavvufa dâir bir önceki sorunun cevâbında sıraladığımız konuların tamamı Kur’ânî emirler ve İslâm’ın olmazsa olmazlarıdır. Adına tasavvuf değil de meselâ ihsân, rabbânîlik, zühd ya da rûhânî hayât gibi isimler verilse de sonuç değişmeyecektir. Tasavvufun muhtevâsı olmadan İslâm tamamlanmış olmamaktadır. İhlâssız bir ibâdet, takvâsız bir amel, tezkiyesiz bir ahlâk ile ihsâna ermemiş bir kulluk eksiktir. Bunları tâlim eden bir tasavvuf olmadan olmaz; çünkü kendini tanımak, Rabb’ını bilmek, varlığın hakîkatine ermek ve böylece ubûdiyet sırrına varmak için tasavvuf zarûrîdir.

Kaynak: Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, 300 Soruda Tasavvufi Hayat, Erkam Yayınları