Gusül İçin Sık Sık Banyo Yapmasına İzin Verilmeyen Genç Ne Yapmalıdır?

Sorularla İslam

Anne-babam sürekli banyo yapmama izin vermiyor. Cünüp dolaşıyorum. Ne yapmalıyım? Sizlerden gelen soruları ve dinî meselelere dair merak edilenleri Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Hazreti Peygamber aleyhissalatu vesselam efendimiz, yanlış hatırlamıyorsam bir gün bir Müslümanın elini tutmak üzere, musafaha etmek üzere elini uzatıyor. O Müslüman sahabe efendimiz de cünüp olduğu için, "Ben cünübüm ya Resulallah" diyor. Yani "Elin pis" demeye getiriyor. Efendimiz aleyhissalatu vesselam, "Mümin pis olmaz" diyor (Buhârî, Gusül, 23; Müslim, Hayz, 112). Dolayısıyla cünüp olmak pis olmak anlamına gelmiyor. Fakat cünüp gezmek bir Müslümana yakışır bir durum değil.

Gusül İçin Sık Sık Banyo Yapmasına İzin Verilmeyen Genç Ne Yapmalıdır?

Yani anne baba kızıyor. Anne babanın burada kızma hakkı yok. Ama bazen böyle psikolojik takıntılı anneler babalar çıkabiliyor. Travma olmuş, suyla ilgili bir problemi var, su sarfiyatından hoşlanmıyor. Efendim böyle durumlarda çocuklarına müdahale edebiliyor. Bunlarda da anneyi babayı ikna etmek lazım. Eee nasıl ikna edilebilir? Anne baba en kolay ikna edilebilecek olan insanlardır. Niye? Tabii olarak evlatlarına karşı %99,99 şefkat içerisindedirler.

Yani bazen şunu da düşünebilirler ki hakikaten bugün de tıp onu söylüyor; yüksek oranda sıcak suyla 10 dakikadan fazla muhatap olmak insanda birtakım arızalara yol açabilir. Onun için çok sıcak suyla banyo alınmamasını, mümkün mertebe ılık, hatta becerilebiliyorsa soğuk suyla, eğer sıcak suyla alınacaksa da onun da 5-6 dakikayı geçmeden sıcak suya maruz kalmak; özellikle de işte bugün banyolar vesaireler filan biliyorsunuz yakınında işte klozetler vesaireler filan bulunduğu için oradaki birtakım olumsuz maddelerle de etkileşim söz konusu olabiliyor ve bunlar insan sağlığına zarar meydana getirebiliyor. Belki bu nedenden dolayı anne baba efendim buna karşı çıkıyordur veya işte fatura aile için bir problem teşkil eder hale gelmiştir.

Allah güç kuvvet versin. Hakikaten bugün Türkiye'mizde bir yandan ekonomik refah almış başını gidiyor ama servet dağılımının adil olduğunu söyleyemeyiz. Yani bir kalkınma var ama bu kalkınma adaletli bir servet dağılımı üzerine oturan bir kalkınma mı? O maalesef problemli olarak devam ediyor. Olmayınca da olmuyor. Dolayısıyla şimdi adam asgari ücret alıyor, 30.000 TL bir para alıyor. Eğer bunun 20.000 lirasını kiraya veriyorsa, 10.000 lirayla da geçinmek durumunda kalıyor. O zaman su faturası da gözüne batıyor, elektrik faturası da gözüne batıyor. Binaenaleyh, bu gibi durumlarda maddi imkansızlıklar insanları başka türlü birtakım sebeplere zorluyorlar. Ama ben onu biliyorum ki Basri hocam mesela Kur'an kursunda kaldığımız yıllarda biz caminin ve kursun temizliğini yapardık. Bakardık ki zaman zaman işte adam gelmiş caminin tuvaletinde soğuk suyla banyo yapıyor. Niye? İşte işçi kaldığı yerde banyo yapma imkanı yok. Caminin imkanlarını kullanıyor.

Bugün elhamdülillah birçok camimizde de dernek yetkilileri bunun farkına varmış; sıcak su imkanı hem evsiz olan, barınma imkanı olmayan kimseler için hem de bu tür efendim bulundukları yerde banyo hizmeti alamayan kimseler için açılıyor. Camilerimizin hakikaten bu anlamda eski külliye mantığında olduğu gibi, Osmanlı'da bir şehir inşa edileceğinde öyle anlatılıyor, öyle biliyoruz; şehrin tam ortasına, şehrin tamamının rantı bir vakıf olarak inşa ediliyor. Cami kuruluyor, caminin yanına hamam kuruluyor, caminin yanına yine camiye akar olabilecek şekilde hanlar yapılıyor, alışveriş merkezleri yapılıyor. Buralar kiraya veriliyor. Dolayısıyla şehrin rantı yine şehirde yaşayan insanlara yönelmiş oluyor. Bugünkü gibi değil tabii. Yani bugün bir yer imara açıldığında, orada bir rant meydana geldiğinde önce işte o imara açan kimseler eşine, dostuna haber veriyor, "Burası tarla hükmünden çıkacak" diyor, onlar istifade ediyorlar.

Hasılıkelam, adalet ve hakkaniyete uygun işler yapıldığında kimsenin itirazı olmuyor. Dolayısıyla bugün de camilerimizin aynı fonksiyonu icra etmesi lazım. Hakikaten ihtiyacı olan insanlar camilerde abdest ihtiyacını giderdiği gibi banyo ihtiyacını da giderebilmeli. Onun için yerler de düzgün tanzim edilebilmeli. Yani artık 21. yüzyılda, hicri 15. asırda hala bir delikanlının banyo ile ilgili Türkiye'de bir sıkıntısının olmaması lazım geliyor. Eğer böyle bir sıkıntı varsa sivil toplum örgütlerinin bu anlamda çok ciddi bir hizmet eksikliğinin olduğu da görülüyor. Rabbim hepimize doğru işleri yapabilme basireti lütfeylesin.