Günaha Yardımcı Olma!
Günaha yardım etmenin vebâli nedir? Kul hakkına giren kişi ne yapmalıdır?
“...Günahta ve düşmanlıkta yardımlaşmayın!..” (el-Mâide, 2)
Eğer bir müslüman, dükkânını; orada Allâh’ın yasakladığı bir fiili işleyecek, işletecek bir kişi yahut firmaya kiralarsa, günaha yardım etmenin vebâliyle karşı karşıya kalır.
Giyilmesi câiz olmayan elbiseleri satmak da böyledir. Her türlü harama ve günaha aracılık etmek de böyledir.
Haram ve şüpheli kazanç husûsunda nefsin bir oyunu da;
“–Önce gayr-i meşrû yollardan kazanalım, sonra bir kısmını infâk eder, vebâlinden kurtuluruz, malı temizleriz...” şeklindeki bâtıl telkinidir.
Hâlbuki, haramdan kazanılan paradan hayır-hasenat yapılmaz. Allah ancak temiz olanı kabul eder.
“Kim bu Beyt’i, haram kazançtan elde ettiği parayla ziyaret ederse Allâh’a itaatten çıkmış olur. Böyle bir insan hacca niyet eder, ihrâma bürünerek bineğinin üzengisine ayağını basıp devesini hareket ettirdikten sonra;
«Lebbeyk Allâhümme lebbeyk!» derse, semâdan bir münâdî şöyle seslenir:
«Sana ne lebbeyk ne de sa‘deyk! (Sen huzurdan retsin) Çünkü senin kazancın haram, azığın haram, bineğin haramdır. Hiçbir sevap almadan günahkâr olarak dön! Hoşlanmayacağın şeyle karşılaşacağından dolayı da kahrol!»” (Heysemî, III, 209-210)
"KUL HAKKI ÇİĞNENDİYSE..."
Dolayısıyla; bir kul hakkı çiğnenmişse, hak sahibine teslim edilmesi ve ondan helâllik alınması gerekir. Kişi bulunamıyorsa, o kazancı tasadduk edip bol bol istiğfâr etmek gerekir. Hattâ ilâve tasadduklarla, âhirette affı için gayret sergilemek îcâb eder.
İnsanın bilgisi olmadan kazanca karışmış olabilecek mahzurlar için de Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Ey tâcirler topluluğu! Şüphesiz şeytan ve günah alışverişe karışır. (Vâkî olan yemin, lüzumsuz sözler vesâire için keffâret olmak üzere) ticaretinizi sadaka ile karıştırınız (temizleyiniz)!
Tüccarlar kıyâmet günü fâcirler (günahkârlar) olarak diriltileceklerdir. Ancak Allâh’a karşı takvâ sahibi olanlarla, iyilik, dürüstlük ve doğrulukta bulunanlar müstesnâ...” (Tirmizî, Büyû, 4)
Bir kimse kazancının helâliyet durumunu görmek istiyorsa, o parayı nasıl harcadığına bakmalıdır. Parasının gittiği yerler, âdetâ onun kazancının röntgeni gibidir.
İRADEN SENDE DEĞİL PARADA
İnsanlar, paralarını kullanmakta iradenin kendilerinde olduğunu zannederler. Hâlbuki, irade paradadır:
- Eğer kazanç, haram ve şüpheli yerlerden geliyorsa; israfa, lükse, fısk u fücûra doğru sarf edilir.
- Eğer kazanç, helâl ise bu kişi infâk ehli olur. Kazancını cömertçe hayır-hasenâta sarf eder.
- Eğer kazanç, karışık ise, gittiği yer de karışık olur.
Gıdâ mevzuunda, hassâsiyet sahibi olmak lâzımdır.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Eylül, Sayı: 259