Evlat Terbiyesinde Büyük Gaflet: Dini İhmal

Aile Hayatımız

Evlatlarımızın dünyevi istikbali için gösterdiğimiz hassasiyeti, ebedî hayatları ve dini tahsilleri için de gösteriyor muyuz? İşte terbiye mesuliyetindeki o görünmez tehlike!

Görüyoruz ki; Birtakım anne-babalar, evlâdının hangi liseye yerleştiğine, hangi üniversiteyi kazandığına, evlâtlarından daha büyük bir alâka gösteriyor. İmtihanlar esnasında mekteplerin kapısında heyecanla bekliyor. Sanki evlâdı, o imtihanla cennete girecek!..

EVLAT TERBİYESİNDE EBEDİYET MESULİYETİ

Evlâtların dünyevî itibarı için, mesleği için bunca ihtimam gösteriliyor. Bilmiyor ki, gerçekleşse bile o itibar, o mevki acaba evlâdının hayrına mıdır, şerrine midir? Diğer taraftan ya o evlâdın dînî tahsili? Orası kolay! Camiye gider, haftada iki rekât bir cuma namazı kılar; «Âmîn!» der o da yeter!..

Hâlbuki dînin; hayatımızın her köşesini, her safhasını şümûlüne alması lâzım. Âyet-i kerîmede buyurulur:

“İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece; «Îmân ettik!» demeleriyle bırakılacaklarını mı sandılar?” (el-Ankebût, 2)

Îmânın kalpte tezâhür etmesi lâzım. Zaman zaman dünyevî tahsilin rüzgârına kapılan ebeveynler; büyük bir gaflet ile, evlâtları için sadece dünya tahsilini tercih ediyor, evlâdının dînî tahsilini ihmâl ediyor, yahut kendi kendine hallolur, zannediyor. Sonra da dövünüyor. Batılı zihniyetlerin hâkim olduğu dünyevî tahsiller, evlâtlarımızın gönül dünyasını allak bullak etmektedir.

Meselâ; Ekim 2023’ten itibaren aylarca süren Gazze katliâmı karşısında; batı anlayışıyla, gaflet kültürüyle yetişenler, zâlimlere destek oluyor. Mazlumlar için en ufak bir boykota bile destek vermiyor. Mânâsız buluyor. İslâm kardeşliğini yüreğinde hissedemiyor.

MANEVÎ ŞUUR VE KENDİNİ BİLME İLMİ

Yani evlâtlarımızın; millî, mânevî ve dînî bakımdan şuurlu yetişmesi için de tahsiline çok dikkat etmemiz lâzımdır. Hâsılı Yûnus Emre Hazretleri ne güzel söyler:

İlim ilim bilmektir,

İlim kendin bilmektir.

Evlâtlarımızın; kendini bilen, kulluğunun idrâkinde, dînî, millî, vatanî ve vicdânî sorumluluklarını hisseden samimî ve fedâkâr bir müslüman olarak yetişmelerinden biz mes’ûlüz. Bütün bu vasıflar; alnı secdeli, gönlü camilere bağlı nesillerde hakkıyla tecellî edecektir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mü'minin Hayatında Namaz ve Zekât, Yüzakı Yayıncılık