Davud-i Tai Hazretleri'nin Yetimlere İkram Hassasiyeti
Dâvûd-i Tâî Hazretleri'nin yetimlere merhamet ve infak anlayışını anlatan bu ibretlik kıssa, paylaşmanın ahiret kazancını gözler önüne seriyor.
Dâvûd-i Tâî Hazretleri’nin hizmetinde bulunan talebesi bir gün ona:
ARŞ-I ÂLÂ'YA YÜKSELEN BİR İKRAM
“–Biraz et pişirdim; lütfen buyrun!” dedi.
Üstâdının sükût etmesi üzerine de eti getirdi. Ancak Dâvûd-i Tâî Hazretleri, önüne konan ete bakarak:
“–Falanca yetimlerden ne haber var evlâdım?” diye sordu. Talebesi:
“–Bildiğiniz gibi efendim!” dedi.
O büyük Hak dostu:
“–O hâlde bu eti onlara götürüver!” dedi.
Hazırladığı ikrâmı üstâdının yemesini arzu eden o samimî talebe ise:
“–Efendim, siz de uzun zamandır et yemediniz!..” diyerek ısrar edecek oldu.
Fakat Dâvûd-i Tâî Hazretleri kabul etmeyip şu muhteşem cevâbı verdi:
“–Evlâdım! Bu eti ben yersem kısa bir müddet sonra dışarı çıkar. Fakat o yetimler yerse, ebediyyen kalmak üzere Arş-ı Âlâ’ya çıkar!..”
Hisse:
Peygamber Efendimiz r mü’minlerin, bir duvarın tuğlaları gibi birbirine kenetli olmaları gerektiğini, komşusu açken tok uyumanın İslâm ahlâkıyla bağdaşmadığını bildirmiştir.
Dolayısıyla gerçek bir mü’min, kendinden önce din kardeşinin huzur ve saâdetini düşünen, yani benlikten diğergâmlığa yükselerek “önce ben” yerine “önce kardeşim” diyebilen kimsedir.
Bugün İslâm coğrafyasının pek çok bölgesinde, öyle mazlum, yoksul ve muzdarip insanlar var ki nefsimizin arzularından ferâgat ederek onlara göndereceğimiz ikramlar, belki de Arş-ı Âlâʼya çıkacak olan en güzel uhrevî hediyelerimiz olacaktır…
Spot:
“−İnfak nedir?” diye sorulduğunda, Muhammed Hakîm-i Tirmizî Hazretleri şu cevâbı vermiştir:
“−İnfak, başkasını sevindirmekle huzur bulmaktır…”
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Mü'minin Gönül Ufku, Erkam Yayınları