Bişr-i Hafi’nin Şükür ve İlahi Muhabbetle Dolu Misali

Kıssâlar

Allah’ın sonsuz lütfu karşısında nimetlerin şükrünü hakkıyla eda etmenin mümkün olmadığını anlatan ibretli kıssa.

Allâh’ın bahşettiği nîmetlere hakkıyla şükredebilmek mümkün değildir. Ancak, elimizden geldiğince hamd ve şükredersek, Cenâb-ı Hak, azımızı çok kabûl ederek bizden râzı olur.

BİŞR-İ HÂFÎ’NİN ALLAH’IN LÜTFU KARŞISINDAKİ ACZİ

Allâh dostlarından Bişr-i Hâfî, bu hususta güzel bir misal teşkîl eder:

Hazret, vefâtından sonra rüyâda görüldü. Kendisine:

“–Allâh senin hakkında ne hüküm verdi?” diye sorulunca, şu mukâbelede bulundu:

“–Allâh beni affetti ve cenneti bana lûtfederek dedi ki:

«–Ey Bişr! Eğer Ben’im için ateş korları üzerinde secde etseydin bile kullarımın kalbinde senin için yerleştirmiş olduğum muhabbetin şükrünü edâ edemezdin!»” (Kuşeyrî, Risâle, Beyrut 1990, s. 406)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları