Bir Dini Meselede Farklı Görüşlerin, Fetvaların, Olmasının Sebebi Nedir?

Sorularla İslam

Bir dini meselede farklı görüşlerin, fetvaların, olmasının sebebi nedir? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Değerli kardeşimiz, önemli bir noktaya temas etti. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki dinî meseleler, tartışma malzemesi olsun diye gündeme getirilmez. Resûlullah aleyhissalâtü vesselâm'ın ashâbı da dinî konuları tartışma konusu yapmaktan uzak dururlardı. Çünkü din bir inanma meselesidir, bir iman meselesidir. Ardından Kur’an’a ve Sünnet’e tabi olma meselesi gelir.

Elbette insanlar Kur’an ve Sünnet’i anlamaya çalışırken farklı yorumlara sahip olabilirler. Burada asıl önemli olan, bu işi yapan âlimlerimizin, müştehitlerimizin, imamlarımızın yeterli bilgi ve donanıma sahip olup olmadığıdır. Ümmet-i Muhammed, dört mezhep imamının bu anlamda yeterli ilme sahip olduğunu kabul etmiş; bu sebeple mezheplere tabi olmuştur.

Mezhep, gidilen yol demektir. Bu yol nereye çıkar? Resûlullah’a çıkar. İster A yolundan git, ister B yolundan git; bu yollar nihayetinde Peygamber Efendimizin sünnetine ulaşır. Bazıları "Peygamberin mezhebi neydi?" diye soruyor. Oysa mezhep dediğimiz şey zaten bizi Peygamber'e götüren yolun adıdır. “Peygamber kendisine nasıl gidiyordu?” demek kadar yanlış ve gereksizdir bu soru.

Bu noktada âlimlerimiz iki bakış açısıyla meseleyi değerlendirmiştir:

  • Birinci grup âlimler şöyle der:

Bir konuda Resûlullah aleyhissalâtü vesselâm'ın sünnetinde bir delil varsa —yani “bunu yapın” demişse, bizzat kendisi yapmışsa veya huzurunda yapıldığı hâlde buna sessiz kalmış, yani onaylamışsa— biz de bunu yaparız. Böyle bir delil yoksa yapmayız.

Örneğin:

“Su içmek” konusunu ele alalım. Peygamber Efendimiz su içmeyi emretmiş midir? Kendisi su içmiş midir? Ashabının su içmesine ses çıkarmış mıdır?

Eğer bunlar varsa biz de su içeriz. Yoksa içmeyiz, demişlerdir.

  • İkinci grup âlimler ise şöyle yaklaşır:

Biz önce şuna bakarız:

Allah Teâlâ, haram kıldıkları dışında her şeyi helal kılmıştır. O hâlde bir şey, genel helal kaidesine uygun mu, değil mi, buna bakarız.

Sonra şuna bakarız:

Resûlullah aleyhissalâtü vesselâm bu konuda özel bir yasak koymuş mu?

Mesela “Vişne suyu içmeyin” gibi bir yasak var mı? Yoksa bu serbest alana girer.

Genelde fukahanın bakışı da bu yöndedir.

Hadis merkezli yaklaşan âlimler ise “Bu konuda Peygamber Efendimizin özel bir emir veya uygulaması var mı?” diye bakar.

arsa yaparız, yoksa yapmayız derler.