Ayaklarını Yıkayamayan Bir Engelli, Abdestini Nasıl Almalıdır?
Ayaklarını yıkayamayan bir engelli, abdestini nasıl almalıdır?
Abdestin sahîh olması için yüzün, dirseklere kadar kolların, aşık kemiklerine kadar ayakların yıkanması ve başın dörtte birinin meshedilmesi şarttır. Kendi başına ayağını yıkayamayan bir engelli, ayaklarını yıkaması için çocuk, eş veyâ hizmetçilerinden destek alabiliyorlarsa, ayaklarını bu kimselerden birine yıkattırır.
İnsan için sıkıntılı bir durum söz konusu olsa da olmasa da ayaklara mest giyilmesi dînen meşrû kılınmıştır. Bu sebeple ayaklarını yıkayamayan engelli, rahat abdest alabilmek için her zamân mest giyebilir. Mest giyen kimse, ayağını yıkamak yerine mest üzerine mesh yapar. Mest giyilmeden önce ayakların yıkanması gerekir. Herhangi bir özür olmaksızın çıplak ayak veyâ çorap üzerine meshetmek câiz değildir. Mukîm (bir yerde ikâmet eden) için mestin süresi 24 saat, seferî (yolcu) için 72 saattir.
Çolak birinin ayağına giyeceği mest üzerine mesh yapabilmesi için ayağın ön tarafından elin küçük üç parmağı kadar bir miktârının kalması şarttır. Ayağın topuğu mevcut olur ve ön kısmından en az üç parmak miktârı bulunmazsa, kesik ayağa da sağlam ayağa giyilen meste de meshetmek câiz olmaz. Hanefî âlimleri bu görüştedir.[1] Diğer fakîhlere göre ayağının herhangi bir parçası olmayan kişi, sağlam ayaklı birisi gibi mest giyip mesh yapabilir. Bu görüşten de zarûret hâlinde istifâde edilebilir.
Topuktan aşağısı tamâmen kopmuş ise ayağın yıkanması gerekmediği gibi meshe de gerek yoktur. Çünkü yıkanması farz olan kısım yoktur.[2] Sâdece bir ayağı bulunan bir kimsenin yok olan ayağı üzerindeki sorumluluğu düşeceği için diğer ayağının üzerine meshetmesi câizdir.[3]
Bir kişi, ayaklarında rahatsızlık olup, mütehassıs Müslüman bir hekime gittiğinde bu hekim, “varis çorabı giymelisin ve gün boyu bu çorabı ayağından çıkarmamalısın” derse bu doktorun dediği gibi hareket eder. Abdest aldıktan sonra varis çorabını ve meshini giyip daha sonra abdest aldığında onun üzerine mesheder.[4]
Felç geçiren kişi, çevresinden destek alarak abdest alır. Abdest organlarının felç olması yıkamanın farziyetini düşürmez. Abdestte ayakların aşık kemikleri de dâhil olacak şekilde yıkanması farzdır. Bundan dolayı belden aşağısı tutmayan kimselerin yardım edecek birini bulmaları hâlinde ayaklarını yıkatmaları gerekir. Fakat yardım edecek birini bulamamaları durumunda yıkama veyâ meshetme yükümlülüğü kişiden düşer. Engelli kişi, güç yetirebildiğini yapmakla yükümlüdür.
Dipnotlar:
[1] Tahtâvî, Hâşiye alâ merâkı’l felâh, I, 79; Molla Hüsrev, Dürerü'l-hükkâm, I, 150.
[2] el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 32; Cezîrî, el-Mezâhibü'l-erba‘a, I, 141; Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, I, 331.
[3] Zekeriyâ el-Ensârî, Haşiyetü’l-Cemel alâ şerhi’l-Minhâc, I, 136; Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, I, 332
[4] Özay, Hilal; İslâm Hukûkunda Hükümlere Tesiri Bakımından Bedensel Engel, s.73.
Kaynak: Hasan Serhat YETER, Engellinin İlmihâli, 2022