Asrımız Bir Câhiliyye Devridir
Sokak, internet, televizyon; modalar ve reklâmlar… Hepsi, evlâtlarımıza uzanan ve onları bizden koparmaya çalışan karanlık ellere hizmet etmektedir. Peki, bunlara karşı nelere dikkat etmeliyiz?
Asrımız bir câhiliyye devridir. Sokak, internet ve televizyon, modalar ve reklâmlar her biri evlâtlarımızı kendi anlayışına göre şekillendirmek, yetiştirmek ve yoğurmak için çalışıyor.
Buna mukabil, anne-babalara büyük mes’ûliyet düşmektedir. Muhabbetle, alâka ile, yeri geldiğinde ciddiyet ve azimle evlâtlarımızın terbiyesine ihtimam göstermek mecburiyetindeyiz. Bu vazifedeki ihmallerimizin neticesi, -maâzallah- evlâtlarımızın âhirette bizden dâvâcı olmasıdır.
«Çocuktur, hevesini alsın!..» denilerek, evlâtların terbiyesinde geç kalınırsa, câhiliyyenin pençesine düştükten sonra onları şekillendirmek neredeyse imkânsızlaşır.
Bu sebeple;
- 7 yaşına kadar telkin ve muhabbet aşısı,
- 7 yaştan itibaren vazifelere muhatap kılma,
- 10 yaşında ciddiyeti artırma gibi nebevî tavsiyelere dikkat edilmelidir.
Batıdan gelen anneler günü, babalar günü gibi kandırmacalara da aldanmamak lâzımdır.
Evlâdın anne-babaya verdiği kıymet; onlara senede bir gün markalı bir hediye, etiketli bir paçavra almak, senenin geri kalanında onları bir kenara itmek değildir.
İslâm’da her gün anneler günüdür, her gün babalar günüdür. O günün fârikası da her fırsatta onlara hizmet ederek Allâh’ın rızâsını aramaktır. Onlarla her zaman «قَوْلًا كَر۪يمًا» kıymet verici bir lisanla konuşmaktır.
Hattâ İslâm’da; her gün akrabalar günüdür, her gün fakirler, yetimler ve garipler günüdür. Her günün vazifesi, onların derdiyle dertlenmektir. Gönüllerini ihyâ etmektir. Sevindirerek sevinmektir.
Hazret-i Ömer, Zeynelâbidîn Hazretleri ve emsâli büyük zâtlar; her gece mâtemlerin civarında dolaşır, kimsesizlerin, çaresizlerin feryatlarını işitir, onlara imdâd olurlardı.
Cenâb-ı Hak; ümmet-i Muhammed’i genciyle, ihtiyarıyla, kadınıyla, erkeğiyle rızâsına muvâfık kullar eylesin.
Gençliğin heyecan ve kuvvetini, nefsânî arzular yerine; Allah yolunda gayret ve faaliyetlere tevcih edip, amel defterini en güzel bahar çiçekleriyle tezyîn edebilenlerin sayısını artırsın. Âmîn!..
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Nisan, Sayı: 254