Annenin Derdi
Annesi, Huzeyfe -radıyallâhu anh-'a neden kızdı? Sâliha bir anne, evladına neyi tembih etmeli ve neden sakındırmalıdır?
Huzeyfe -radıyallâhu anh-, anlatır:
Bir gün annem bana sordu:
“–Peygamber Efendimiz’le en son ne zaman görüştün?”
Ben de;
“–Birkaç günden beri O’nunla görüşemedim.” dedim.
Bana çok kızdı ve fena bir şekilde azarladı.
Ben de dedim ki:
“–Dur, kızma anneciğim! Hemen Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in yanına gideyim, O’nunla beraber akşam namazını kılayım, sonra da hem benim hem de senin için istiğfâr etmesini O’ndan talep edeyim.” (Tirmizî, Menâkıb, 30; Ahmed, V, 391-2)
Sâliha bir annenin evlâdını murâkabe ve terbiyesine ne güzel bir nümûne!..
Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in mânevî terbiyesi ile ümmete örnek sâliha anneler hâline gelen sahâbî hanımlar, o saâdet toplumunun görünmeyen mürebbiyeleri ve kahramanları idi.
Onlar, efendilerini sabahleyin duâ ile uğurlarken şöyle derlerdi:
“Allah’tan kork; haram kazanma! (Bize haram lokma getirme!) Zira biz dünyada açlığa sabrederiz, fakat kıyâmet gününde cehennem azâbına sabredemeyiz.” (Abdülhamid Keşk, Fî Rihâbi’t-Tefsîr, I, 26)
Hazret-i Peygamber’in hanımları «ümmehât / أُمَّهَات / ümmetin anneleri» oldular. Kendileri bizzat evlât dünyaya getirmeseler de onlar, ne mübârek anneler oldular.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Ağustos, Sayı: 258