“Allâh ve Rasûlü Adalet Etmezse Kim Eder?” Hadisi

HADİSLER

Huneyn Savaşı ganimetlerinin taksimi sırasında yaşanan bu hadise, adalet, sabır ve söz taşımanın sonuçlarını Rasûlullah’ın (s.a.v.) hikmetli duruşuyla anlatıyor.

Abdullâh bin Mes’ûd -radıyallâhu anh- şöyle anlatır:

HUNEYN’DE ADALET İMTİHANI VE RASÛLULLAH’IN SABRI

Huneyn Savaşı’nda elde edilen ganimetleri taksim ederken, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bâzı kişilere diğerlerinden fazla hisse verdi. Akra bin Hâbis’e yüz deve, Uyeyne bin Hısn’a da bir o kadar verdi. Arapların ileri gelenlerine de o günkü taksimde biraz fazla pay verdi. Bunun üzerine bir kişi:

“–Vallâhi bu taksimde hakkâniyet yoktur, Allâh rızâsı da gözetilmemiştir!” dedi.

Ben de:

“–Allâh’a yemin ederim ki, ben bunu Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e söyleyeceğim.” dedim. Gittim, adamın söylediklerini anlattım.

Bunun üzerine Allah Rasûlü’nün mübârek yüzü, üzüntüden kıpkırmızı kesildi.

“–Allâh ve Rasûlü de adâlet etmezse, hiç kimse adâlet etmez.” buyurdu ve şöyle devâm etti:

“–Allâh, Mûsâ’ya rahmet etsin. O bundan daha ağır bir ithâma mâruz kalmıştı da, sabretmişti.”

Ben de bundan sonra kimsenin sözünü Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e ulaştırmamaya karar verdim. (Buhârî, Edeb, 53; Müslim, Zekât, 145)

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları