Zâhidâne Liderlik: Yavuz Sultan Selîm’in İlham Veren Tavrı Nasıldı?
Yavuz Sultan Selîm, mal-mülk ve makamın cazibesine kapılmadan topluma hizmeti nasıl öncelik haline getirdi?
Mal-mülk ve makam-mevkîye karşı zâhidâne bir tavır takınan, dünyâ nîmetlerini nefsin tatmîni için değil, Allâh’ın kullarına hizmet maksadıyla kabûl etme irfan ve fazîletini gösteren gönül erlerinden biri de Yavuz Sultan Selîm Han’dır.
YAVUZ SULTAN SELÎM SALTANATI MI, İSLAM’A HİZMETİ Mİ TERCİH ETTİ?
Ulu Hâkan, bir gün emri altındakilere şöyle seslenir:
“Murâdınız itaatsizlikte devâm etmekse, haber verin hemen şimdi kendimi hükûmetten hal’ edeyim. Ben bu saltanatı sırf İslâm’a hizmet için pederimin elinden aldım ve ıslâh-ı âlem uğruna birâder ve birâder-zâdelerimi fedâ eyledim. Bey’at teklif ettim, kabûl ettiniz. Ben uykularımı, rahat ve huzûrumu terk ederek dîn-i mübînin te’yîdine çalışıyorum. Eğer maksûdunuz İslâm’ı ihyâ etmek değilse, zâten benim de saltanata aslâ hevesim yoktur.”
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları