Tuvalet İhtiyâcını Tek Başına Gideremeyen Bir Engelliye Kimler Yardım Etmelidir?

Sorularla İslam

Tuvalet ihtiyâcını tek başına gideremeyen bir engelliye kimler yardım etmelidir?

Kendi öz bakımını yapabilen hafif düzey zihinsel engellilerin avret bölgelerinin temizliğini başkasının yapması câiz değildir. Ancak tuvalette avret bölgelerinin temizliğini ve bakımlarını yapamayan ağır derecedeki zihinsel engelliler ile akıl hastalarına, yardım yapmak zarûrîdir ve zarûreten başkaları tarafından ihtiyâçları temin edilir. Lâkin mahrem olan bir kimse tarafından bu bölgelerin temizliğinin yapılması daha uygundur. Avret yerlerinin açılması hâlinde engellilere ve mecbûriyetten dolayı avret bölgesine bakan ve dokunan kişilere dîni bir vebâl yüklenmez.

İki ayağı veyâ iki eli olmayan, kötürüm ve felçli olan ortopedik engelliler yâni bakıma muhtâç özürlüler kendi temizliklerini kendileri yapamazlar. Hem sağlıkları hem de ibâdetleri için mutlaka temizliğin olması gerekir. Tahâretten muâf olmadıklarından vücûtlarının, elbiselerinin veyâ namaz yerlerinin temizliği konusunda imkânları varsa ücretle yardım alabilirler.

Tuvalet ihtiyâcını tek başına göremeyen bir engellinin bakıcısı varsa, bakıcı o kişiye yardımcı olur. Bakıcının, mümkünse engelli ile aynı cinsiyetten olması tavsiye edilir. Temizlik için eldiven takması, hem sağlık hem dokunma açısından daha uygundur. Bu durumda olan engellinin, bakımı ile meşgûl olmayan rastgele birisinden tahâretlenme için yardım alması câiz görülmemiştir. Çünkü bu kimseler onun avret yerine bakamazlar, el süremezler.[1]

Ortopedik engelli, kendi imkânlarıyla gereken temizliğini yapamadığında, ona bakmakla yükümlü olan yakın akrabaları bu ihtiyâçlarını giderir. Bir kimsenin çocuğunun, eşinin ve muhtâç durumda olan ebeveyninin temel ihtiyâçlarını yerine getirme ve her hâlükârda bakma sorumluluğu vardır. Başka bir çâre yoksa gelin/damat da -ihtiyâç olduğu zamân- kayın vâlide-kayın babasının en mahrem yerlerinin bakımını yapabilir. Eşler, birbirlerine sevgi ve saygı gereği olarak güçlerini aşmayacak ölçüde kayın vâlide ve kayın pederine yardımcı olmalı ve iyi muâmelede bulunmalıdırlar. Bu işi yapanların, bunu isteyerek yapmaları son derece önemlidir.[2]

Kendi ihtiyâcını gideremeyen bir hastanın bakımını âile fertleri üstlenmek zorundadır. Âile fertleri hayâtta değilse veyâ ilgilenemeyecek kadar uzakta bulunuyor ise yakınlık sırasına göre akrabaları, hem dînî, hem insânî ve hem de vicdânî açıdan engelliye bakmak zorundadır. Tuvalet temizliğini beceremeyen bir engellinin bakımını yapabilecek bir akrabası, yakını da yoksa sosyal sorumluluğu bulunan devlet, huzûrevi, hastane vb. yerlerde bakımını üstlenmeli veyâ onların bu ihtiyâçlarını karşılamak üzere bir bakıcı tutup ücretini karşılamalıdır.

Namazın sahîh olması için namaz kılan kimsenin vücûdunun, elbisesinin ve namaz kıldığı yerin necâsetten temiz olması gerekir. Ebû Hanîfe’ye göre vücûdundaki necâseti temizlemeye güç yetiremeyen kimsenin yanında eşi, çocukları ve hizmetçisi gibi minnet olmadan necâseti giderecek birisi varsa temizlik onlara yaptırılır. Bunlardan birisi yoksa necâsetin temizliğini bir başkasına yaptırma mecbûriyeti yoktur. Üzerinde necâset olduğu halde namazını kılabilir. Fakat Ebû Hanîfe dışındaki âlimlere göre engellinin üzerindeki necâseti giderecek herhangi bir kimsenin bulunması durumunda, kişinin o hâliyle namaz kılması câiz değildir.[3]

Dipnotlar:

[1] http://blog.ihvan.com.tr/engelli-kimse-nasil-abdest-alirnamaz-kilar.html

[2] https://sorularlaİslâmiyet.com/yaTalâk-ve-ihtiyâclarini-tek-basina-karsilayamayan-hastamiz-abdestini-nasil-almalidir-gelini-yardim

[3] Engelliler İlmihâli, DİB Yay. Komisyon, s.163-164.

Kaynak: Hasan Serhat YETER, Engellinin İlmihâli, 2022