Tasavvufta Aşktan Gelen Dert ve Çileden Neden Şikayet Edilmez?

Tasavvuf

Aşkta bir derd ve çile vardır, ama âşıklar bundan şikâyetçi değildir. Neden? Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz cevaplıyor.

bütün âşıklar özellikle Fuzûlî, aşk derdinden mutludur ve doktorun kendisine ilâç diye verdiklerinden râhatsızdır. O der ki:

Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb

Kılma dermân kim helâkim zehr-i dermânındadır.

Fuzûlî’den yaklaşık iki asır sonra Bursalı İsmâil Hakkı aynı duygu ve düşünceleri şöyle ifâde etmiştir:

Yanıma gelse ilâcıyla tabîb

Başka bir derd olur ilâcı onun

Tatlıdır aşk velî kim ki onu

Tatmadıysa hâline acı onun!

Bir doktor ilâcıyla yanıma gelse, onun ilâcı bana başka bir derd ve hastalık verir. Aşk çok tatlıdır, ama onu tatmayan insanoğlunun hâline acımak gerekir. Hayât sevgi ve aşkla yaşandığı zaman daha anlamlı ve daha güzeldir.

Hayâtın zorluklarına katlanmak ancak aşkla mümkündür. Nitekim bir İngilizce ifâdede bile buna vurgu yapılmaktadır: Live is beatiful with love/hayât aşkla güzeldir. Bu ifâde bile insanın bir gönle girmesi gerektiğini; hayâtı anlamlı kılmanın sevmekle mümkün olacağını anlatmaktadır.

Kaynak: Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, 300 Soruda Tasavvufi Hayat, Erkam Yayınları