Sırtında Yük Taşıyan Vali
Bir vâli düşünün ki, halktan biri zannedilip sırtına yük yükleniyor; o ise incinmiyor, aksine yükü evine kadar taşımaya razı oluyor… Böylesi bir tevâzû mümkün mü?
Selman -radıyallâhu anh- Medâin vâlisiyken, Şam’dan Teymoğulları Kabîlesi’ne mensup bir kimse gelmişti. Yanında bir yük de incir getirmişti.
SELMAN-I FARİSİ’NİN TEVAZUSU
Selman -radıyallâhu anh-’ın sırtında bir elbise, bir de aba vardı. Şamlı, Hazret-i Selman’ı tanımıyordu. Onu bu hâlde görünce de:
“–Gel şunu taşı!” dedi.
Selman -radıyallâhu anh- gitti, yükü sırtlandı. Halk kendisini görünce tanıdı. Adama:
“–Yükünü taşıyan bu adam vâlidir!” dediler. Şamlı derhâl:
“–Özür dilerim, seni tanıyamadım.” dediyse de Selman -radıyallâhu anh-:
“–Zararı yok, yükü evine götürene kadar sırtımdan indirmeyeceğim.” karşılığını verdi. (İbn-i Sa’d, IV, 88)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları