Şirk Nedir? Çeşitleri Nelerdir?
Şirk nedir? Şirkin anlamı, küfürle ilişkisi, şirk çeşitleri ve tevhid inancına aykırı olan durumlar âyetler ışığında açıklanıyor.
Şirk, tevhidin zıddı olup “ortaklık” demektir. Müşrik, “Allah’a eş koşân; zât, sıfat ve fiillerinde Allah’ın ortağı, benzeri olduğuna inanan kimse”ye denir. Birden fazla yaratıcı kabul etmek şirk olduğu gibi; Allah’ın eşi, oğlu, kızı vb. olduğunu söylemek de şirktir.
ŞİRK VE KÜFÜR ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Şirk ve küfür, birbirine yakın iki kavramdır. Küfür daha umûmî, şirk daha husûsîdir. İnanç esaslarından birini veya bir kaçını inkâr, küfürdür; şirk değildir. İki veya daha fazla ilâha inanmak, şirktir ve aynı zamanda küfürdür.
“Ey îmân edenler! Müşrikler, ancak bir pisliktir. Onun için bu yıllarından sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar” (Tevbe, 9/28) âyeti, müşriklerin necis, pis olduğunu bildirmektedir. Tabiatıyla bu pislik mânevî pisliktir. Bu âyet hükmünce gayr-i müslimler Mescid-i Harâm’a sokulmazlar.
“Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. O, hiçbir evlad edinmemiştir. Mülkünde O’nun bir ortağı da yoktur” (Furkân, 25/2) âyeti Yüce Allah’ın herhangi bir şerîkten/ortaktan uzak olduğunu bildirir.
“Onların çoğu Allah’a îmân etmez. Ancak Allah’a ortak koşarlar” (Yûsuf, 12/106) âyeti, müşriklerin kâfir olduklarına delâlet etmektedir.
“Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar” (Nisâ, 4/48) âyeti, şirkin, günahların en büyüğü ve yegâne affedilmeyeni olduğunu bildirmektedir.
ŞİRK ÇEŞİTLERİ NELERDİR?
Şirk, çeşitli şekillerde ortaya çıkmaktadır. Belli başlı çeşitleri şunlardır:
- Şirk-i istiklâl: İki müstakil ilâh kabul edenlerin şirkidir ki Mecûsîlerin ve “Hayır ve Şer” olmak üzere iki ilâha inanan Seneviyye’nin şirki bu türden bir şirktir.
- Şirk-i teb’îz: Yaratıcının tek olduğunu söylemekle beraber bir kaç unsurdan (ilâhtan) birleşmiş olduğunu söyleyenlerin şirkidir. Hristiyanların teslis inancı gibi.
- Şirk-i takrîb: Âlemin yaratıcısının bir olduğunu söylemekle birlikte Allah’a yakın olabilmek için ve Allah katında şefâatçi olur inancıyla heykellere, putlara ibâdet edenlerin şirkidir. Câhiliyye devrindeki putperest Araplar bu grup müşriklerdendir.
- Şirk-i taklîd: Sırf atalarını taklid ederek putlara ibâdet edenlerin şirkidir. İnsanların çoğunluğu pek çok konuda olduğu gibi şirk konusunda da taklitçidir. Akıllarıyla çirkin buldukları şirkten sırf atalarını taklid için vazgeçememişlerdir.
- Şirk-i esbâb: Eşyanın tabiatının gerçek müessir olduğuna inananların şirkidir. Tabiatçıların şirki bu türdendir. Ancak, sebepleri sonuçlara bağlayarak her ikisinin de Yaratıcı’sının “Allah” olduğuna, sebepleri yaratınca arkasından sonuçları da yaratmanın sünnet-i ilâhiyyeden olduğuna inanmak şirk değil, tevhiddir.1 Yani bu âlemde her şeyin kendiliğinden olduğuna inanmak şirk, Allah’ın bazı sebeplere bağlı olarak yarattığına inanmak ise, îmândır.
- Şirk-i hafi (Gizli şirk): Kendi nefislerini ilâh derecesine yükseltenlerin şirkidir. Bazı müslümanların ibâdetlerini Allah rızâsı için değil de gösteriş için yapmaları bu tür şirke dâhildir.2
“Kötü duygularını (hevâsını) kendisine ilâh edinen kimseyi gördün mü?” (Furkân, 25/43) âyeti, bu tür şirki açıklar.
Hastaların şifâ bulması, fakirin zenginleşmesi vb. ihtiyaçlar için Allah’tan başkasından yardım istemek şirk olduğu gibi, Allah’ı bırakıp da din adamlarını rab yerine koymak; onların emir ve yasaklarına kulak vermek de şirktir. Nitekim şu âyet buna işâret etmektedir:
“(Yahûdîler) Allah’ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını); (Hristiyanlar da) râhiblerini ve Meryem oğlu Mesih’i (İsâ’yı) rabler edindiler. Halbuki hepsine de tek İlâha kulluk etmekten başka bir şey emrolunmadı.” (Tevbe, 9/31)
Yine putlara ve yıldızlara kurban keserek yaklaşmak isteği de şirktir.3
“Yahûdîler «Uzeyir, Allah’ın oğludur.» dediler. Hristiyanlar da «Mesih (İsâ) Allah’ın oğludur» dediler. Bu, onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini) önceden kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan bâtıla) döndürülüyorlar” (Tevbe, 9/30) âyeti, Yahûdî ve Hristiyanların müşrik olduğunu açıklamaktadır.
Dipnotlar:
- İzmirli İsmail Hakkı, Yeni İlm-i Kelâm, s. 266.
- Şerafeddin Gölcük, Süleyman Toprak, Kelâm, s. 114.
- Şâh Veliyyullah Dehlevî, Huccetullâhi’l-Bâliğa, I,48-49.
Kaynak: Prof Dr. Mehmet Bulut, Delilleriyle İslam Akaidi, Erkam Yayınları