Sirâc-ı Münîr Nedir?
Sirâc-ı münîr ne demektir? Hangi ayetlerde "sirâc-ı münîr" geçmektedir?
Sirâc-ı Münîr, Kur'ân-ı Kerim'de Hz. Muhammed'i -sallâllâhu aleyhi ve sellem- tanımlamak için kullanılan, "aydınlatan/ışık saçan kandil" veya "nur saçan meşale" anlamına gelen bir tamlamadır.
Arapça kökenli iki kelimeden oluşur:
Sirâc: Kandil, lamba veya ışık kaynağı.
Münîr: Aydınlatan, ışık saçan, nurlu ve parlak.
Sirâc-ı Münîr Ayeti
"Cenâb-ı Hak güneş hakkında;
وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا
“(Orada) PARIL PARIL YANAN BİR KANDİL yarattık.” (en-Nebe’, 13) buyuruyor.
Ay hakkında da;
تَبَارَكَ الّذَ۪ي جَعَلَ فِي السَّمَآءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ ف۪يهَا سِرَاجًا وَقَمَرًا مُن۪يرًا
“Gökte burçları var eden, onların içinde bir çerağ (güneş) ve NURLU BİR AY barındıran Allah, yüceler yücesidir.” (el-Furkān, 61)
Peygamber Efendimiz Hakkında:
Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz hakkında ise, hem ay hem güneşin sıfatlarını birleştirerek şöyle buyurmakta:
يآَ ايَّهَُا النَّبِيُّ انِّآَ ارَْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنذَ۪يرًا وَدَاعِيًا الِىَ اللِّٰ بِاِذْنِه۪ وَسِرَاجًا مُن۪يرًا
“Ey Peygamber! Biz Sen’i hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Allâh’ın izniyle, bir davetçi ve NURLAR SAÇAN BİR KANDİL olarak (gönderdik).” (el-Ahzab, 46)
Demek ki ay geceyi, güneş de gündüzü aydınlattığı gibi, Rasulullah Efendimiz, ashabının ve ümmetinin gecesini ve gündüzünü aydınlatan; müstesna bir kandil, bir muazzam hidayet guneşi ve nurlar saçan mükemmel bir bedir olarak vakfedilmekte. Böylece;
وَمَآ ارَْسَلْنَاكَ الَِّ رَحْمَةً للِْعَالمَ۪ينَ
“(Rasûlüm!) Biz Sen’i âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.” (el-Enbiya, 107) buyurulduğu üzere, gönderildiği on sekiz bin aleme; insana, mahlukāta ve cümle alemlere, en kuytu yerlere dahi, kıyamete kadar rahmet saçıyor." (Cihan Semâmızda Bâkî Kalan HOŞ SEDÂLAR, Osman Nuri Topbaş)