Seyyahların İtirafları
Avrupalı seyyahların ecdad Osmanlı hakkında kaleme aldığı notlar, itiraflar...
Osmanlı’nın tebaasına gösterdiği adâlet, şefkat ve merhametin şâhidi, yabancı gazeteciler ve seyyahlardır:
- Seyyah Villamont, kervansaraylardan bahsettiği eserinde şöyle der:
“…Ziyaret ettiğim kervansaraya tıpkı müslümanlar gibi hıristiyanlar da kabul edilip üç gün müddetle iâşeleri temin edilmektedir. Çünkü Osmanlı’daki bu hayrât, din farkına bakılmaksızın bütün insanlara şâmildir…
Bu misafirhâneler, bazen çok uzaklardan getirilen suların akıtılması için tesis edilen müteaddit çeşmelerle müzeyyendir. Misafirlerin atları için ise, büyük ahırlar bulunmaktadır…”
- Henri Mathieu ise ecdâdımızın doğruluğunu şöyle itiraf eder:
“Türklerde eşsiz bir hazine mâhiyetinde mevcut olan nâmus ve ahlâk anlayışını tasdik etmemek büyük bir haksızlık olur. Onlar; doğruluğu, fazîletin temeli olarak kabul eden ve verdiği sözü de mukaddes bilen kimselerdir.”
- Corneille Le Bruyn’ın seyahatnâmesinden:
“…Türklerin hayrât ve hasenâta çok düşkün olduklarını ve hattâ hıristiyanlardan çok daha fazla hayrât vücuda getirdiklerini inkâra imkân yoktur. Osmanlı mülkünde yok denecek kadar az dilenciye tesadüf edilmesinin başlıca sebeplerinden biri de hayır ve hasenat vakıflarıdır.”
- Viguier’in ifadeleri:
“…Birbirlerine karşı fikirlerini hürmetle müdafaa ederler. Söylenen sözlerde herhangi bir fenalık, koğuculuk, iftirâ gibi kötülükler ve edebe mugāyir, lâubâlî lâkırdılar yoktur. Yaşlı ve büyüklere karşı hürmet ve onların hakkına riâyet, hayal edilemeyecek bir nezâket içindedir.
Diyebilirim ki Osmanlıların ahlâkî husûsiyetleri, insanı âdeta teshîr eder. Yürüyüşlerinin serbestlik ve ihtişamı, misafir kabullerindeki güler yüzlülükleri ve nihayet selâmlığa girip çıkarken riâyet ettikleri teşrifâtın zarâfeti karşısında hayran olmamak elde değildir.”
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2025 Ay: Ekim, Sayı: 248