Sekerat Ne Demek?

NE NEDİR?

Sekerat kelimesinin anlamı nedir? Sekerat kelimesine örnek cümleler...

Se­ke­rat: Sar­hoş­luk­lar, dal­gın­lık­lar, ölüm öncesindeki kendinden geçme hâli anlamlarına gelir.

SEKERAT KELİMESİNE ÖRNEK CÜMLELER

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in yanında ufak bir su kabı vardı. Fahr-i Kâinât Efendimiz zaman zaman ellerini bu kabın içine batırıp
yüzünü sıvazlıyor ve:

“Lâ ilâhe illâllâh, şüphesiz ölümün sekerâtı (aklı gideren şiddetleri ve sadmeleri) vardır!” buyuruyordu. (Buhârî, Meğâzî, 83)

O gün Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Cenâb-ı Hakk’a şöyle niyâz etti:

“Ey Allâh’ım! Beni merhametinle ihâta et! Beni, Refîk-ı A’lâ’ya kavuştur! Ey Allâh’ım! Beni merhametinle ihâta et! Bana, rahmetini ihsân et! Beni Refîk-ı A’lâ’ya kavuştur!” (Buhârî, Meğâzî, 83; Ahmed, VI, 126)

*****

Yûnus -aleyhisselâm-’ın kıssasından alınacak ibretler:

1. Tebliğde titizlik, sebât ve sabır.
2. Zikir ve istiğfârın ehemmiyeti.
3. İhlâsla yapılan tevbenin kabûl olunması.
4. Sekerât hâlindeki tevbenin yalnız Yûnus -aleyhisselâm-’ın kavmine mahsus olarak kabûl edilmesi.

Ancak bu sekerât hâli, tam bir sekerât hâli de değildir. Çünkü Yûnus - aleyhisselâm-’ın kavmi tevbe ettiği zaman, henüz azap gelmemiş, sâdece azâbın emâreleri belirmişti. Onlar da, Hazret-i Yûnus’un hiç yalan söylemediğini düşünerek va’dettiği azâbın muhakkak geleceğini anlamışlar ve derhal tevbe etmişlerdir. Oysa diğer helâk edilen kavimlerdeki durum böyle değildir. Meselâ Firavun’un îmânı, azâbın tahakkukundan sonradır ki, tam bir yeis hâli olduğu için makbûl olmamıştır. Yûnus -aleyhisselâm-’ın fazîleti hakkında Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, -kendileri için bir tevâzû ifâdesiyle birlikte- şöyle buyurmuşlardır:

“Hiçbir kula «Yûnus bin Mettâ’dan daha hayırlıyım.» demek yakışmaz!” (Buhârî, Enbiyâ, 35; Müslim, Fedâil, 166)

*****

Übeyy bin Ka’b -radıyallâhu anh-’ın rivâyetine göre Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdular:

“Kölelerinize Yûsuf Sûresi’ni öğretiniz! Zîrâ herhangi bir müslüman, onu yazıp ehline ve kendi kölesine öğretirse, Allâh Teâlâ onun sekerât-ı mevtini (ölüm ânındaki sarhoşluk hâlini ve sıkıntılarını) kolaylaştırır. Hiçbir müslümana hased etmeye de mecâl bulamaz!” (Zemahşerî, Keşşâf, III, 98)

*****

Târihin ibret dolu sahîfeleri, âdeta bir milletler mezarlığıdır. Îmansızlık, ahlâksızlık ve zulüm, milletlerin en belli başlı helâk ve yok oluş sebepleridir.
Îmansız ve zâlim kavimlerin “sekerât-ı mevt”i ne müthiş bir ilâhî intikam tecellîsidir. Aradan geçen uzun asırlara rağmen bugün Pompei, sanki ahlâksız insanların taşlaşmış ibret levhalarını sergilemektedir. Sanki mânen hayvanlaşan insan siluetleri!..