Şehit Binbaşı Bedri Karabıyık’tan Mektup

MERHAMET

Binbaşı Bedri Bey’in şehâdetten önce annesine yazdığı mektup, bir mü’minin gönlünde Kur’ân, dilinde zikir, kalbinde teslimiyetle Hak yoluna nasıl yürüdüğünü gözler önüne seriyor…

Aziz vatanımızın son çeyrek asrını yakıp kavuran terör fitnesine karşı göğsünü siper ederek canını seve seve fedâ eden Binbaşı Bedri Bey’in, şehâdetinden kısa bir müddet önce annesine yazdığı mektubundaki şu satırlar, Hak’ta fânî olmuş bir mü’min yüreğinin hassâsiyetini ne kadar berrak bir sûrette tasvir etmektedir:

ŞEHİT BİNBAŞI BEDRİ KARABIYIK’TAN MEKTUP

“…Ölürsem, Allâh’ın izniyle bu, kahramanca bir ölüm olacaktır. Sakın ağlama! Bil ki, göğsümde Kur’ân var! Kalbimde îman ve dudaklarımda da son olarak Allâh’ın zikri olacak… Gönlün müsterih olsun!

İbadetlerimin, zikirlerimin hepsini bağışladım. Elimde bir şey kalmadı. Rabbimin huzûruna bomboş gidiyorum. Fakat O’nun gufrânının beni sımsıkı kuşatacağını umuyorum.

Sana başka ne yazayım, evvel gidene selâm olsun!..”

Binbaşı Bedri Bey, bu mektubunda yalnız benliğinden değil, Allah yolunda kazandıklarından bile, onları başkalarına bağışlayarak vazgeçtiğini, amellerine güvenmek yerine hiçliğe bürünmüş bir gönülle, sırf Rabbine tevekkül ve teveccüh ettiğini, gönül kahramanlarını imrendirecek bir asâletle, ne de güzel ifâde ediyor!..

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hak Dostlarının Örnek Ahlâkından 2, Erkam Yayınları