Seher Vakti Neden Kalbin Huzur Vaktidir?
Seher vakti kalbin nasıl huzur bulduğunu, zikir ve istiğfarın manevi derinliğini ve seherleri ihya etmenin faziletlerini öğrenin.
Seherler;
İstiğfar zamanıdır.
Kelime-i tevhîdi tekrar tefekkür ederek bir nevî îmânı yenileme saatleridir.
Peygamber Efendimiz’le selâmlaşma ve muhabbetlerimizi arz etme vakitleridir.
Havanın loş karanlığı içerisinde, kabir iklimine girebilmenin bir ön hazırlığıdır.
Vücudumuzda kalp, akciğer, karaciğer gibi uzuvlarımız olduğu gibi, «letâif» dediğimiz rûhânî merkezlerimiz de vardır.
Seherler, bu merkezlerimizi zikirle tezyin etme demleridir. Zira Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:ُ “...Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra’d, 28)
SEHER VAKTİNİN ALLAH’A YAKINLIKTAKİ FAZİLETİ
Üç türlü insanın, Allâh’ı göreceği müjdelenmiştir:
- Cenâb-ı Hak ile dost olan saf ve samimî kalpler (kalb-i selîm sahipleri),
- Gecenin karanlığında güneşi bulanlar (seherleri bir vecd içinde ihyâ edenler),
- Dâimâ âhiret endişesi içinde bulunarak hayat sermayelerini Hak yolunda değerlendirebilenler.
Amr bin Abese şöyle anlatır:
“–Ey Allâh’ın Rasûlü! Vakitler içinde Allâh’a yakınlık bakımından, diğerlerine göre daha fazîletli olan bir vakit var mıdır?” diye sordum.
“–Evet, Rabbin kula en yakın olduğu vakit, gecenin son kısmının ortasıdır. Eğer o saatte Allâh’ı zikreden kimselerden olmaya gücün yeterse ol! Çünkü namaz (o saatte) meşhûddur (melekler o esnada hazır bulunurlar).” buyurdu. (Nesâî, Mevâkîtü’s-Salât, 35)
SEHERLERİN RÛHÂNİYETİ VE GECENİN MANEVÎ SIRRI
Velhâsıl mü’min; geceyi Allah ve Rasûlü’nün tavsiyeleri istikametinde gayeli kullanabilir ve zikrin rûhâniyetinden nasîb alabilirse, gecesi gündüzünden daha aydınlık olur. Nitekim Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri şöyle buyurur:
“Geceler gündüz hâline gelmeden bana hiçbir sır fetholunmadı.”
Hazret-i Mevlânâ, gecelerde yaşadığı aşk ve vecdi Dîvân-ı Kebîr’inde şöyle mısralara döker:
Sâk î! Kadehi, aşk-ı ilâhî ile doldur!
Mestâneye, ekmek sözü etmekten uzak dur!
Sun kevseri, kansın suya hep teşne gönüller,
Deryâda yüzen canlı, sudan başka ne ister.
Sen kevseri doldur, yine doldur, yine bir sun!
Dursun gece, ey dost onu durdur, ne olursun!
Vur uykumu zincirlere vur, geçmesin anlar.
Varmaz gecenin farkına, varmaz uyuyanlar! (Nazmen Terc. Emin IŞIK)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mü'minin Hayatında Namaz ve Zekât, Yüzakı Yayıncılık