Sami Efendi’den İrşadda Edep ve Nezaket Dersi
Mahmud Sâmî Ramazanoğlu’nun (k.s.) bir nişan merasiminde sergilediği örnek davranış üzerinden, İslâm’da irşadın edep, nezaket ve zarafetin önemi anlatılıyor.
Mahmud Sâmî Ramazanoğlu rahmetullahi aleyh, bir defasında bir nişan merâsimine davet edilmişti. Damadın yüzüğünün Hazret tarafından takılması talep ediliyordu.
SAMİ EFENDİ’DEN İRŞADDA EDEP VE FİİLÎ TEBLİĞ DERSİ
Sâmî Efendi Hazretleri, tepside altın bir yüzük bulunduğunu görünce, hiç kimseye bir şey demeden, kendi gümüş yüzüğünü usulca çıkarıp damadın parmağına taktı ve:
“–Bunu bugünün hâtırası olarak kabûl edin; altın yüzüğü de hanımınıza hediye edersiniz!” buyurdu.[1]
Böylece İslâm’ın, altından yapılan süs eşyalarını erkeklere yasaklayıp hanımlara helâl kıldığını gâyet nâzik bir üslûpla ve fiilî olarak tâlim etmiş oldu.
Hisse:
İslâm’ın özü ve rûhu; îtikatta tevhîd, amelde ise edep ve nezâkettir.
Her hususta olduğu gibi; îkaz, irşad ve tebliğ vazifelerinde de edep ve nezâkete riâyet etmek elzemdir. Zira nâzik ve zarif bir üslûpla îfâ edilen bir îkaz ve irşad hizmeti, hem daha tesirli olur hem de muhâtabının gönlündeki muhabbeti ziyadeleştirir.
Buna mukâbil, kaba-saba ifadelerle yapılan îkaz, irşad ve tebliğ gayretleri ise, “kaş yapayım derken göz çıkarmak” kabîlinden, arzu edilmeyen neticelere sebebiyet verebilir.
Bunun içindir ki Abdullah bin Münâzil rahmetullahi aleyh:
“Hizmette edep, hizmetten daha azizdir.” buyurmuştur.
Dipnot:
[1] Mustafa Eriş, Mahmud Sâmi Efendi’den Hâtıralar, I, 24.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Mü'minin Gönül Ufku, Erkam Yayınları