Salâtü Selâm Getirmeden Namaz ve Duâ Kabul Olur mu?
Abdullah Sert Hocaefendi, Şifa-i Şerif’ten aktarıyor: Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) salâtü selâm getirmek, duâ ve namazın Allah katında kabulünün anahtarıdır.
SALÂTÜ SELÂM: DUÂ VE NAMAZIN KAPISI MI?
Hz. Ömer radıyallahu anh şöyle demiştir: “Peygamber Efendimiz’e salâtü selâm getirilmeden yapılan duâ ve kılınan namaz gökle yer arasında asılı kalır, Cenâb-ı Hakk’ın huzûruna yükselmez” (Tirmizî, Vitir 21, nr. 486). Her ne kadar bu söz Hz. Ömer’e “mevkûf” yani onun sözü ise de, böyle bir meseleyi bir sahâbî bilemeyeceği için, “hükmen merfû” yani Peygamber Efendimiz’in sözü kabul edilir.
Şu hadîsi şerîf de salâtü selâmın önemini göstermektedir: “Ezânı işittiğiniz zaman, müezzinin söylediklerinin aynısını siz de söyleyin. Sonra bana salâvat getirin. Çünkü bir kimse bana bir defa salâvat getirirse, Allah buna karşılık ona on defa salât eder. Daha sonra benim için Allah’tan Vesîle’yi isteyin. Çünkü Vesîle, Cennet’te Allah’ın kullarından bir tek kuluna lâyık olan bir makamdır. O kulun ben olacağımı umuyorum. Benim için Vesîle’yi isteyen kimseye şefatim vâcip olur” (Müslim, Salât 11, nr. 384; Ebû Dâvud, Salât 36, nr. 523; Tirmizî, Menâkıb 1, nr. 3614; Nesâî, Ezân 37, nr. 677).
Hz. Ali de Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemden bu mânada bir hadis rivâyet etmiştir. Yalnız o rivâyet “Muhammed’e ve Muhammed âilesine salâtü selâm getirilmeden...” şeklindedir: “Yapılan her duâ, Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme ve onun âilesine salâtü selâm getirilmedikçe alıkonulur, Allah’a ulaştırılmaz” (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-evsat I, 220, nr. 721; Heysemî, Mecma‘u’z-zevâid, X, 160; Elbânî, Silsiletü’l-ehâdîsi’s-sahîha V, 54-58, nr. 2035).
Bu hadis şöyle de rivâyet edilmiştir: “Duâ eden kimse Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve selleme salâtü selâm getirmedikçe duâsı alıkonulur, Cenâb-ı Hakk’a ulaştırılmaz” (Bkz. yukarıdaki kaynaklar).
Kaynak: Kadı İyaz, Şifa-i Şerif