Sadakada Niyetin Bereketi: Bir Hadis Kıssası
Sadakada niyetin önemini anlatan bu hadis kıssasında, üç kez yanlış kişiye verilen sadakanın hikmetini idrak edin.
Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor:
ÜÇ KEZ YANLIŞ KİŞİYE VERİLEN SADAKANIN HİKMETİ
“(Vaktiyle) bir adam:
«–Ben mutlaka bir sadaka vereceğim.» dedi.
Gece karanlığında evinden çıktı ve sadakasını bilmeden bir hırsızın eline tutuşturdu. Ertesi gün belde halkı:
«–Hayret! Bu gece bir hırsıza sadaka verilmiş!» diye konuşmaya başladı.
Adam:
«–Allâh’ım! Sana hamd olsun. Ben mutlaka bir sadaka daha vereceğim.» dedi.
Yine sadakasını alarak evinden çıktı ve onu (bu sefer de bilmeden) bir fâhişenin eline tutuşturdu. Ertesi gün halk:
«–Olur şey değil! Bu gece bir fâhişeye sadaka verilmiş!» diye dedikoduya başladı.
Adam:
«–Allâhʼım! Bir fâhişeye (de olsa) sadaka verdiğim için Sana hamd olsun. Ben mutlaka bir sadaka daha vereceğim.» dedi.
(O gece, yine) sadakasını alıp evinden çıktı ve onu (bu defa da bilmeden) bir zenginin eline koydu. Ertesi gün halk:
«–Bu ne iştir! Bu gece de bir zengine sadaka verilmiş!» diye (hayretle) söylenmeye başladı.
Adam:
«–Allâhʼım! Hırsıza, fâhişeye ve zengine (de olsa) sadaka verdiğim için Sana hamd olsun.» dedi.
(Bu ihlâsı üzerine) uykusunda o adama:
«–Hırsıza verdiğin sadaka, belki onu yaptığı hırsızlıktan utandırıp vazgeçirecektir. Fâhişe, belki yaptığından vazgeçip iffetli bir kadın olacaktır. Zengin de belki bundan ibret alıp Allâhʼın kendisine verdiği maldan muhtaçlara dağıtacaktır.» denildi.” (Buhârî, Zekât, 14; Müslim, Zekât, 78)
Hisse:
Kulunun hâlis niyetini Cenâb-ı Hak zâyî etmez. Bilâkis kalbin ameli olan samimî bir niyete, Rabbimiz müstesnâ rahmet ve bereket tecellîleri ihsân eder.
Hakîkaten sırf Allah için ve helâl bir maldan verilen bir hayır, verenin niyetindeki ihlâs nisbetinde, alana tesir eder. Hâlisâne ameller, muhâtaplarının gönüllerinde müsbet tesirler uyandırır, onların hâl, ahlâk ve davranışlarının güzelleşmesine vesîle olur.
Mûsâ Efendi anlatıyor:
“Sâmî Efendi Hazretleri ile yolculuk yapıyorduk. Ürgüp’te bir kişi otomobillerini çevirerek kendisinden sigara parası istedi. Bazı yol arkadaşlarının muhâlefetine rağmen:
«–Mâdemki istiyor, vermek lâzım!» dediler ve isteyenin dileğini yerine getirdiler.
Buna memnun olan adamcağız, niyetini değiştirip:
«–Şimdi gidip bununla ekmek alacağım.» diyerek sevinçle oradan uzaklaştı.”
Bu sebeple infakta, muhâtabımızın ona ehil olmasına dikkat ettiğimiz kadar, hattâ bundan daha ziyâde, kendi gönül âlemimize dikkat etmeliyiz. Zira ihlâsla yapılan bir amel zâyî olmaz; sadakanın tesiri, verenin ihlâsına göre tecellî eder.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Müminlerin Gönül Ufku, Erkam Yayınları