Ruhun Manevi Gıdası: Beş Vakit Secde
Ruhun manevi gıdası namaz; kulun en büyük ihtiyacı, Rabbimizin ise en yüce davetidir. Secdeyle gelen şifaya ve huzura yönelin.
Allâh’ın namazımıza ihtiyacı elbette yoktur.
KULUN MUHTAÇLIĞI VE el-ĞANÎ OLAN ALLAH
Cenâb-ı Hak el-Ğanî’dir. O’nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Bütün ibâdetlere biz muhtacız.
- Bizim Cenâb-ı Hakk’ın huzûruna günde en az beş vakit çıkıp, hâlimizi arz etmeye ihtiyacımız var.
- Bizim o mülâkāta, o huzur ve huşûa ihtiyacımız var.
Cenâb-ı Hak kullarıyla mülâkî olmak istiyor. Cenâb-ı Hak, kuluyla öyle bir yakınlık istiyor ki;
“...Secde et ve yaklaş!” buyuruyor. (el-Alak, 19)
Kul bu emri, bir nimet bilmeli, secdelerde daha hassas ve duyarlı bir şekilde Cenâb-ı Hakk’a yakınlığı aramalıdır. Namaz, Cenâb-ı Hakk’ın bizlere davetidir. Fânîlerin davetine ne kadar ehemmiyet veriyoruz? Şu hâlde bizim Hakk’ın davetine daha büyük bir şevk ile icâbet etmemiz gerekmez mi? Zira bu hâl Cenâb-ı Hakk’a ve Rasûlullah Efendimiz’e olan muhabbetimizin bir göstergesidir.
Bedenimiz nasıl gıdâya, birtakım vitamin ve minerallere muhtaç ise, bunları almadığında vücudumuzda muhtelif hastalıklar zuhûr ediyorsa;
Rûhumuz ve iç âlemimiz de, namaza, kıyâma, rükûa, secdeye, tilâvete, zikre ve duâya muhtaçtır. O ihtiyacını karşılamadığında, iç âlemde; huzursuzluk, kasvet / kalbin katılaşması, donukluk, tembellik, beşerî münasebetlerde geçimsizlik, nimetlerde bereketsizlik gibi birçok rahatsızlık zuhûr eder.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mü'minin Hayatında Namaz ve Zekât, Yüzakı Yayıncılık