Resûlullah’a Salâtü Selâm Getirmenin Hikmeti, Fazileti ve Anlamı

SORULARLA İSLAM

Abdullah Sert Hocaefendi, Şifâ-i Şerîf’ten Allah ve meleklerin Peygamber’e neden salât ettiğini, Resûlullah’a salâtü selâm getirmenin hikmetini, faziletini ve derin mânâsını anlatıyor.

RESÛL-İ EKREM’E SALÂTÜ SELÂM GETİRMENİN FARZ OLUŞU VE FAZİLETİ

Allah ve Melekleri Peygamber’e Neden Salat Ederler?

Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey îmân edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.” (Ahzâb 33/56.)

Abdullah ibni Abbâs bu âyet-i kerîmeyi şöyle tefsir etmiştir:

“Allah Teâlâ Resûl-i Ekrem’e daha fazla hayır ve bereket vererek onun değerini yüceltir; melekler de Resûlullah’ın değerini yüceltmesi için Allah’a duâ ve niyâz ederler.” (Taberî, Câmiu’l-beyân (Şâkir), XX, 320)

Âyetteki “Allah ve melekleri Peygambere salât ederler” ifâdesini şu şekilde açıklayanlar da olmuştur: Allah Teâlâ, Resûlünün üzerine rahmetini daha fazla indirir; melekler de onun huzûrunda daha fazla mütevazı davranırlar.

Salâtü Selam Ne Anlama Gelir?

Arap dili âlimi Müberred de (v. 286/900) bu kelimeyi şöyle açıklamıştır:

“Salât, şefkat ve merhamet anlamındadır. Allah’ın salât etmesi, merhamet etmesi demektir; meleklerin salât etmesi ise şefkat göstermesi ve Cenâb-ı Hakk’ın rahmetini niyâz etmesi demektir.”

Hadîsi şerîflerde meleklerin; hasta ziyâret edenlere, namaz için mescidde bekleyenlere, ilim öğrenenlere, cömert kimselere, sadaka verenlere duâ ettikleri belirtilmektedir. Bu konudaki bir hadîsi şerîf şöyledir: “Bir Müslüman, yanında bulunmayan bir din kardeşi için duâ ederse, mutlaka melek ona, ‘Âmîn. Aynı şeyler sana da verilsin’ diye duâ eder.” (Müslim, Zikir 86-88, nr. 2732-2733; Ebû Dâvûd, Vitir 29, nr. 1534.)

Şu âyetler, meleklerin bizim dostumuz olduğunu göstermektedir:

“Rabbimiz Allah’tır, deyip de dosdoğru olanlara ise melekler inerler ve ‘Korkmayın ve üzülmeyin. Size vadedilen cennetle sevinin! Biz dünya hayatında da, âhirette de size dostuz’ derler.” (Fussılet 41/30-31.)

Şu âyetler de yine meleklerin mü’minlere duâ ettiklerini göstermektedir: “Arş’ı taşıyan ve onun etrafında bulunan melekler Rablerini hamdederek tesbih eder, O’na îmân eder ve mü’minlerin bağışlanmaları için duâ ederler.” (Mü’min 40/7.)

“Melekler hamdederek Rablerini tesbih ediyorlar ve yerdekiler için bağışlanma diliyorlar.” (Şûrâ 42/5.)

Melekler Nasıl Salât Eder?

Hadîs-i şerîfte, mescitte oturup namazı bekleyen kimseye meleklerin nasıl salât ettiği anlatılmış, Peygamber Efendimiz meleklerin: “Allah’ım onu bağışla! Allah’ım ona merhamet eyle!” dediklerini söylemiştir. İşte meleklerin bu sözleri bir duâdır.

Hadîsi şerîfin tamamı şöyledir: “Bir kimsenin câmide cemaatle kıldığı namaz, işyerinde ve evinde kıldığı namazdan yirmi beş derece daha sevaptır. Şöyleki bir kişi güzelce abdest alır, sonra başka hiçbir maksatla değil, sadece namaz kılmak üzere câmiye gelirse, câmiye girinceye kadar attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir ve bir günahı bağışlanır. Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler: Allahım! Ona merhamet et! Allahım! Onu bağışla! Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye ona duâ ederler.” (Buhârî, Salât 87, nr. 477, Büyû' 49, nr. 2118; Müslim, Mesâcid 272, nr. 649.)

Mâlikî âlimlerinden Bekir el-Kuşeyrî (v. 344/955) şöyle demiştir: “Allah’ın mü’minlere salât etmesi, onlara rahmet etmesi demektir. Peygamber Efendimiz’e salât etmesi ise onun şerefini dile getirmesi ve ona daha çok ikrâmda bulunması demektir.”

Cenâb-ı Hakk’ın Resûlünü Meleklere Övmesi

Tâbiîn âlimlerinden Ebü’l-Âliye er-Riyâhî (v. 90/709) şöyle demiştir:

“Allah Teâlâ’nın Resûl-i Ekrem’e salât etmesi, onu meleklerin yanında övmesi; meleklerin salât etmesi ise, (Cenâb-ı Hak’tan Resûlullah’a daha fazla ikrâmda bulunması için) duâ etmeleri demektir.” (bk. Buhârî, Tefsîr 33/10)

Resûlullah’a Nasıl Salât Edilir?

Şifâ-i Şerîf’in müellifi Kãdî İyâz şöyle demiştir: Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem, ashâbına, kendisine nasıl salâtü selâm getireceklerini öğrettiği hadîs-i şerîfte ‘salât’ ile ‘bereket’ kelimelerini ayrı ayrı zikretmiştir ki bu durum her iki kelimenin de farklı mânalarda kullanıldığını gösterir.

Ashâbı kirâm Peygamber Efendimiz’e: “Yâ Resûlallah! Sana nasıl selâm vereceğimizi öğrendik, peki sana nasıl salavât getireceğiz?” diye sorunca Allah’ın Elçisi şöyle söylemelerini tavsiye buyurdu:

“Allahım! İbrâhim’in âline rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve âline de rahmet et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin. Allahım! İbrâhim’in âline hayır ve bereket lütfettiğin gibi Muhammed’e ve âline de hayır ve bereket ihsân et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin, deyiniz.” (Buhârî, Enbiyâ 10, nr. 3370; İbni Mâce, İkâme 25, nr. 906.)

Resûlullah’a Selâm Vermenin Anlamı Nedir?

Allah Teâlâ’nın kullarına “Ona tam bir teslimiyetle selâm verin.” (Ahzâb 33/56.) diye emrettiği “selâm” kelimesine bakalım.

Mâlikî âlimlerinden Kãdî Ebû Bekir ibni Bükeyr bu konuda şöyle demiştir: “Allah Teâlâ bu âyeti Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve selleme indirmiş; hem onun ashâbına, hem de onlardan sonra gelen nesillere, peygamberlerinin kabrini ziyâret ettiklerinde ona selâm vermelerini, adını andıklarında kendisine selâm göndermelerini emretmiştir.”

Peygamber Efendimiz’e selâm vermenin anlamı hakkında üç görüş vardır:

  1. Yâ Resûlallah! Belâ ve âfetlerden uzak kalasın; hep selâmette olasın, demektir. Bu durumda selâm kelimesi masdar olur.
  2. Yâ Resûlallah! Selâm, her zaman seni koruyup gözetsin, seni korumayı üstlensin, demektir. Buna göre “Selâm”, Cenâb-ı Hakk’ın güzel isimlerinden (Esmâ-i hüsnâ’dan) biridir.
  3. Selâm; teslim olma, boyun eğme, muhâlefet etmeme anlamındadır. Şu âyet de bunu göstermektedir: “Rabbine yemin olsun ki onlar aralarında meydana gelen anlaşmazlıklarda seni hakem yapmadıkça, sonra da verdiğin hükümlere, içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tamamen teslim olmadıkça, gerçek mü’min olamazlar.” (Nisâ 4/65.)

Kaynak: Kadı İyaz, Şifa-i Şerif