Rehberim, Tarihi Yerleri Anlatırken Dini Değil De Sanatsal Yönlerini Öne Çıkarıp Anlatmam Doğru mu?

Sorularla İslam

Rehberim, tarihi yerleri anlatırken dini değil de sanatsal yönlerini öne çıkarıp anlatmam doğru mu? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Kıymetli kardeşlerim, bir camiyi tanıtırken yalnızca onun sanatsal ve kültürel yönlerini anlatıp da asıl gayesi olan ibadethane vasfını göz ardı etmek, büyük bir yanlışlıktır; hatta verilen göreve karşı bir ihmaldir. Çünkü cami, sadece mimarî bir yapı değildir. O, tevhidin sembolü, Müslümanın gönül merkezi, Allah’a yönelişin mekânıdır.

Bir Müslüman, özellikle İslami bir mekânı tanıtırken, onun İslam kimliğini ifade etmekten çekinmez. Bilâkis bunu bir tebliğ vesilesi, bir hidayet kapısı olarak görür. Zira İslam sadece namazdan, oruçtan ibaret değildir; hakikati anlatmak, dini doğru temsil etmek ve gayrimüslimleri hak yola davet etmek de Müslümanın temel vazifelerindendir.

Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Allah’ın seninle bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için kırmızı develerden (dünyanın en kıymetli malından) daha hayırlıdır.” (Buhârî, Cihâd 102; Müslim, Fezâil 34)

İşte bu sebeple, karşımıza çıkan her fırsatı bir davet imkânı olarak değerlendirmek, Müslümanın gündeminde daima canlı kalmalıdır. Bir gönle dokunmak, bir kalbi hakikate çekmek, dünyalara bedel bir kazançtır.