Ramazan’da Kur’an Programı: Sayfaları Değil, Kalbi Geliştiren Bir Plan

VİDEOLAR

Maksat sayfa çevirmek değil, kalbi Kur’an’la buluşturmaktır. Abdullah Sert Hocaefendi’den Ramazan’da hayatı vahyin ölçüsüyle şekillendirecek adab ve program

Maksat sadece sayfaları çevirmek değil, okunanı kalple buluşturmak. Bu Ramazan'da dilden dökülen ayetlerin hayatı şekillendirmesi için; adabı, tefsiri ve disipliniyle Kur'an'ı merkeze alan bir gönül programı.

KUR’AN MERKEZLİ BİR RAMAZAN: HAYATI KUR’AN’LA ŞEKİLLENDİRMEK

Ramazan, Kur’an merkezli bir aydır. Bu yüzden diyoruz ki; hayat aslında Kur’an hayatıdır. Kur’an her zaman merkezdedir ama Ramazan’da indiği için bu ayın bambaşka bir farkı ve izzeti vardır.

Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendimiz de Ramazan sohbetlerinde sık sık hatırlatırlar: “Kur’an’ın temas ettiği her şey ayrı bir izzet, ayrı bir şeref kazanıyor.” Şöyle bir baktığımızda; meleklerin en önde geleni Cebrail (a.s), Kur’an onun vasıtasıyla indiği için melekler arasında ayrı bir mazhariyete ulaştı. Kur’an, Allah Resulü’ne (s.a.v.) indi; O, İmamü’l-Enbiya (peygamberlerin imamı) oldu. Kur’an, Mekke-i Mükerreme’de indi; orası vahiy merkezi ve şehirlerin anası oldu. Kur’an, Medine’de indi; orası ayrı bir güzellik ve değer kazandı. Kur’an, Ramazan ayında ve Kadir Gecesi’nde indi; bu yüzden hem bu ay hem de o gece müstakil olarak zikredilip şereflendirildi.

Demek ki senin kalbine de gerçekten Kur’an inerse, sen de Allah katında çok daha farklı bir kul olursun. Ayet-i kerimede buyurulduğu gibi: “Onu Er-Rûhu’l-Emîn (Cebrail), senin kalbine indirdi.” (Şuarâ, 193-194). Resulullah Efendimiz’in kulağından kalbine doğrudan inen Kur’an, kalbinden diline tekrarlatıldı. Cenab-ı Hak buyurdu ki: “Habibim, onu (ezberlemek için) hemen dilini oynatma. Onu senin kalbinde toplamak ve okutmak Bize aittir. Biz onu okuduğumuzda Sen de bizim okuyuşumuza tabi ol.” (Kıyâmet, 16-18).

Kur’an, Resulullah Efendimiz’in kalbine indi. Bizlerin de mümin olarak Kur’an’ı dilimizle okuduğumuz anda, o ilahi kelamın kalbimize izi düşmeli. İslam büyükleri buyuruyorlar ki: “Aslında Kur’an kalple okunur.” Kalple okunursa hayatı şekillendirir. Dille okunursa sevap alınır, zihne bir şeyler gider, manası anlaşılmaya çalışılır; ama kalple okunursa kalp azalara hükmeder. O zaman kalp; dile, göze ve bütün hayata hükmeder. Her şey kalpte biter.

Kur’an Kalple Nasıl Okunur? 

İnşallah bu Ramazan vesilesiyle kalplerimiz Kur’an’ın nuruyla daha çok nurlanır. Peki, Kur’an kalple nasıl okunur? Önce niyet ederek: “Allah’ım, dilim bunu okuyor ama bu kelam kalbime insin, kalbim Kur’an’la buluşsun.” Kalp Kur’an’la buluşsun ki hayatımız Kur’an olsun; yeryüzünde yürüyen Kur’an olalım.

Aile, ticaret, iş ve ibadet hayatımız Kur’an’ın çizdiği ölçülerle şekillensin. Kendi nefsimizden, hevamızdan bir iş yapmayalım. Çünkü Kur’an bir hayat kitabıdır. Yürüyüşümüzden ses ayarımıza, ailevi ilişkilerimizden en özel alanlarımıza kadar her şey Kur’an ayetleriyle bir nizama ve ölçüye bağlanmıştır.

Kur’an Okuma Programı

Değerli kardeşlerim, bu Ramazan’da Kur’an okumalarımızı bir programa koymaya gayret edelim. İnsan programa koyarsa Allah’ın izniyle o işi yürütür. Kendimize telkinde bulunmalıyız. Ancak kendinizi illa "günde bir cüz okuyacağım" veya "hatim bitireceğim" diye zorlamayın; esas maksat sadece sayfaları çevirmek değildir. Önemli olan, okuduğumuzu kalbimizle buluşturmaktır. Ayet-i kerimede belirtildiği gibi: “Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer, onlara Allah’ın ayetleri okunduğunda imanları artar.” (Enfâl, 2).

Kur’an’la kalbi ilişkimizi artıralım. Bazen görüyorum; kardeşlerimiz tabletlerden veya telefonlardan yaslanarak okuyorlar. Elbette sevabı vardır, boş durmaktan iyidir. Ancak mümkünse Kur’an’ı o yazılı sayfalarından, mushafın kendisinden okuyalım. Evimizde veya camideysek o tertemiz sayfaları elimize alalım. Çünkü bu cihazların içinde her türlü şey var; ama mushaf sadece Allah’ın kelamını taşır.

Kur’an’ı alıp edebine uygun şekilde, mümkünse kıbleye dönerek, takkemizi takarak ve bir saygı içerisinde okuyalım. Az olsun ama devamlı olsun. Çünkü ibadetlerde asıl olan devamlılık ve usulüne uygun yapmaktır. Hatta okurken, bize kolay gelen bir tefsirden birkaç sayfa okuyup ilahi beyanın manasını anlamaya çalışmak, ufkumuzu ve kalbimizi daha da açacaktır.